Anasayfa arrow Yazarlar arrow Yekta Güngör Özden arrow İş değil, işten değil!
 
 
cheap software
oem software
cheap viagra
cheap cigarettes
İş değil, işten değil!
Pazartesi, 25 Ocak 2010

Ne günlere kaldık? Neler görüyor, duyuyor ve yaşıyoruz? Demokra­sinin cılkını çıkaran, hukuksal da­yanağı büsbütün sulandıran siyasal an­layış ve tutumlar devletin yapısına yö­nelik tehlikeleri oluşturmaktadır. Ülkeyi ve ulusu kapsayan bir İnsan ve hukuk kurumu olan devlet, dış baskılar iç baş­kaldırmalarla tarihinin en karanlık gün­lerini geçirmektedir.

îktidar sözle, çıkarları gözetmekle, inanç sömürüsü, ayrıcalıklar ve kayırma­larla toplumu oyalamakta, sakat düşün­celerini gerçekleştirmek için yol aldıkça başka sakıncaları umursamamaktadır.

*             *           *

Tam eşitlikçi bir halk demokrasisi olan cumhuriyetin ulus yapısı içinde birbirinden asla ayırmadığı insanlardan kimilerini, kimi bahanelerle, yalanlarla kışkırtıp terörün tetikçisi durumuna dü­şürenlerin TBMM'ye girerek bölücülük ve yıkıcılık yapmasını olağan karşıla­mak olanaksızdır.

Anayasa'yı ve yasaları çiğneyerek özel işlemlerle dağdakileri karşılamak hangi devlet anlayışıyla bağdaşır? On yıllar dağda olan birileri çiçek mi topla­dı, top oynayıp sinema mı seyretti? Nereden biliniyor nasıl anlaşılıyor, sap­tanıyor eylemlere karışmadıkları?

Ağız birliği yaparak söyledikleri, ders aldıklarını gösteriyor. Ceza Yasası'nın indiriminden yararlanmak için savun-malan, 45 avukatın onların savunması­nı üstlenmesi ilginç gelmiyor mu?

Ya sınıra gönderilen savalar ve yargıçlar, seyyar mahkeme? Ana­yasa gereği and içen milletvekille­ri sınırda kimleri, niçin karşılıyor, düşünülmüyor mu? Kaç ilden geliyorlar? Savaşa mı girildi? Savaş yitirildi de kazananlar mı karşılanıyor? Nerde söz verenler, and içenler, canlarını  adadıklarını söyleyenler, Atatürkçü­ler, demokratlar. İlericiler, yurtseverler? Irkçılığa, faşizme, dinciliğe, vatan satıcı­lığına karşı çıkanlar?

*             *           *

Öcalan durduk yere mi "hükümet be­nim dediğimi yapıyor" diyebiliyor? Tür­kiye topraklarında, yerleşim yerlerinde ve yollarda APO'nun posterleri yükseli­yor, zafer işaretleri yapılıp adı haykırılıyor.. Dağdan gelenlerle ovadakiler "Ön­derimizin dediğini yapık, açılımın ger­çek muhatabı odur" sözleriyle binlerin katili bir hükümlüye tapınırcasına bağlı­lık açıklayabiliyor, milletvekili de çekin­meden, utanmadan, sıkılmadan bu çar­pıklıklara katılabiliyor, öncülük yapabili­yor, kışkırtıcılığa soyunuyor. Sınırda te­rörist karşılıyor. Askerden ve polisten selâm durmalarını da isterler. "Arkadaşlarımız " denilerek alkışlanıyorlar.

*             *           *          

Ermenilerin "Top Türkiye'de" deyip yapacaklarını AKP'nin yaptıklarına göre ayarlamak oyunu gibi dağdakiler de uluslararası bir propaganda için, amaçlarına uygun açılımlar olmazsa yine bil­diklerini okumak için parça parça geli­yor. Banş ve demokrasiyi gerçekten isti­yorlarsa hepsi birden dağdan İnip gelir. Zamanın Genelkurmay Başkanı yükanıt 'ın sözüne karşın Bush'un yar­dımcısı Dick Cheney'in tehdidi üzerine askerlerimizin Irak'ın kuzeyinden bir günde çekildiğini unutmadık. ABD bu­günler için bu kadarını uygun buldu, uygulanan budur. Abdullah Gül'ün Obama'yla konuşmasını, RTE 'nin erte­letmesi gerekirken 29 Ekimde Obama'nın çağrısına buyruk almış gibi uy­ması, gelişmelerin kaynağını, Kürtçülerin dayanağını, güvencenin nereleri ol­duğunu gösteriyor.

Onbinleri öldürenler, öldürmeye ha­zır bekleyenler "Barış elçisi1' gösterili­yor, "İnkâr ve asimilasyon sonucu dağa çıkanlar çözümün parçasıdır. Dağda ol­mak, silâhlı olmak sorun olmasın, yasa­lara karşın bağışlanmaları gerekir, tu­tuklanırlarsa buna karşı çıkarız" sözleri önünde Türkiye Cumhuriyeti eğilemez.

Yalanlar kendilerini küçültüyor. Dağa çıkanlar akıllı da, onurlu da çıkmayan­lar, akılsız ve onursuz mu? Bizlerin hiç sorunu yok mu? Her sorunu olan dağa mı çıkmalı? Apo'nun emriyle gelenler, Apo'yu dinleyip muhatap alanlar ya da alacaklar ağır sorumludur. Mah­mur'dan gelenlerin hepsi de "Sütten çıkmış ak kaşık" değildir. DTP'lilerin "Terörist yok, gerilla var" sözleri "Suç­lu yok, kahraman var"a dönüştü. Sey­yar mahkeme Kandil'den gelenleri de serbest bıraktı.

Bizler mi devlet düşmanıyız? Bu ne iştir? Çocukların bile yanıt vereceği so­rular, birkaç belge, baskına geldikleri taşıtları bile sildi, araştırma incelemeyi gereksiz kıldı demek ki. Anayasa'nın 138. maddesi "Anayasa, yasaya, huku­ka uygun olarak vicdani kanıya göre karar verileceğini" öngördüğüne göre içimiz rahat etmeli mi?

 
Köylerimiz
Akbucak
Akbucak
Arapli
Arapli
BuyukEyneli 5
BuyukEyneli 5
Döviz Kuru(TCMB)
USD Alış1.5033 YTL
USD Satış1.5106 YTL
EURO Alış1.9179 YTL
EURO Satış1.9272 YTL
Foruma Son Eklenenler
Toplam Ziyaretçi
59685793
Son 5 İlan


 
= Resimli