| Ödünle çözüm olmaz |
|
|
| Cumartesi, 02 Ocak 2010 | |
|
GERÇEKÇİ ve içtenlikli olmadıkça, olayların doğasına uygun yol ve yöntem izlenmedikçe sorunları çözmek olanaksız sayılmasa da güçleşir.’Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk ulusu denir’ anlayışını yadsıyarak ulusu oluşturan, hepsi eşit öğe olan temel taşlarını ayırmaya, yıkmaya çalışarak ilericilik ve demokratlık taslamanın gülünç olduğunu bilmek gerekir.hiçbir yurttaşa hiçbir biçimde ayrımcılıkla yaklaşılmazken hiçbir nedenle ayrım gözetilmezken , her kökenden yurttaşa her olanak,her kapı açıkken,devletin her katına oturup her yetki ve görevi taşımışken hala ayrımcılıktan, asimilasyondan söz etmek büyük bir saptırma, çirkin bir yalandır.olumsuzluk, yoksunluk, yanlışlık her yurttaş için her zaman söz konusudur.çelişkiler ve aykırılıklarla ayrıcalıklar bizim toplumumuza özgü değil. Eğitim, terbiye, kişilik sorunu olduğu için her ülkede,her toplumda değişik biçimlerde yaşanır,izlenir. Bizde siyasetin paslı çarkları döndükçe, dincilik ve ırkçılık yapıldıkça bu sorunlardan kurtulmamız güçtür.ama bunları devlete, ulusa mal ederek ayrılıkçılık yapmak,bölücülük istemiyle toplumu karıştırmak, terörle sonuç almak akıl dışıdır. * * * Kimi komşularımızın ve sözde dostların desteğiyle silahlanan, kendi yurttaşlarını öldürerek baskı kurmak isteyen, bu yolla Kürt devleti kurma çabasında olan terör örgütünü iyi tanımak, amacından vazgeçmeyeceği gerçeğini , uzantılarının ve yandaşlarının kışkırtmaları, neden oldukları olayları tırmandırmaları ile iyi saptamak gerekir. Anayasa Mahkemesi’nin , Anayasa ve yasa kurallarını uygulayarak demokrasiyi koruma ve kurtarma bağlamındaki kararıyla kapatılan DPT’nin milletvekilleri, TBMM’den çekilme tehdidiyle amaçlarına uygun ödünler koparmak aşamasındadır. Hukuk bilgisi yetersiz, ilkesiz, tutarsız,kararsız, çıkarcı işbirlikçi göstericilerle sözde aydınlar ve sözde ilericiler Mardin-Bulanık,Reşadiye,33 askerin öldürülmesi olaylarını , vazgeçmedikleri, kabul edilemez isteklerini göz ardı edip DTP’yi övünürcesine savunmaktadır. Önce de değinmiştik, neredeyse Patrona İsyanı’nı, 31 Mart ayaklanmasını,,Şeyh Sait İsyanı ile Kubilay olayını da Ergenekon’a bağlayacaklar. PKK’nın terör örgütü olduğunu söylemeyipelebaşı için on binlerce yurttaşı öldürten için ‘Sayın’ demekte direnen, kentleri yangın yerine çeviren Türk Bayrağı’na ve devlet görevlilerine saldıran ayaklanmacılara destek veren, onları kışkırtan sorumlular unutulmamalıdır. Onlara yönelik insanlık, kardeşlik, yurttaşlık ve gerçek demokratlık çağrıları yapılmamaktadır. Erken seçimden kaçınan iktidarla demokrasi yanlısı görünen muhalefet de nerdeyse Meclis’e dönmeleri için yalvaracaktır. * * * Siyasal partileri demokrasiye bağlı çalışmalar için uyaracak yerde hiç kapatılmaması için hazırlıklar yapıldığı yazılmaktadır. 2001 Anayasa değişikliği ve Siyasal Partiler Yasası değişikliğiyle bugünlere gelindi. Kapatmayı güçleştirmenin bir yararı olmadı. Kapatma güçlenirse parti kanalıyla işlenecek suçlar sınırlanamaz ve önlenemez. Her partiye dava açılmamaktadır. Türkiye dincilik ve bölücülük tehdidi altındadır. Bu tehlikeli kalkışmaları önlemek için bu yoldaki çabaları gösteren partilerin kapatılması koşulları daha ağırlaştırılırsa önlenemez ve onarılamaz durumlarla karşılaşılır. Olanlar, olacakların habercisidir. Ayrıca, kapatma davası için TBMM’nin kararı çok yanlış olur . Örneğin AKP hakkındaki davanın açılmasına Meclis’in oluru gerekseydi çoğunluğu elinde tutan parti oy verir miydi? Dava, sanığın iradesine bırakılamaz. İyi düşünmeden, baskıyla ya da tutkuyla karar almak altından kalkılmaz durumlara ve ağır pişmanlığa neden olur, iş işten geçer. Önemli olan partilerin kendilerine gelmeleri, yerlerini bilmeleri,Anayasa’ya ve yasalara hepsinden önce de demokrasi namusuna uygun davranmalarıdır. Kapatılan, ceza alan partiler hiç yanlış yaptıklarını, yanıldıklarını söyleyip özür diliyorlar, davranışlarından vazgeçiyorlar mı? Hani sakıncalı eylemi karar defterine yazarak gerçekleştirirler? Önceki Türk Ceza Yasası’nın 163. maddesi kalkmasaydı laiklik karşıtlığı bugünkü boyutlara varır mıydı? Partiler ayrıcalıklı değildir, her kurumdan çok demokrasiye uygun davranmalıdırlar. Anayasa ve yasalarla oynayıp onlara ödün vermek yarın daha aşırı isteklerle daha hırçın biçimde ortaya çıkmalarına olanak tanımak, ortam hazırlamaktır. Aman dikkat! |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




