|
Anayasa
değişikliği için sandık başına gitmeye sayılı gün kaldı.
Oyların
renkleri artık belirginleşmeye, kararsızların sayısı her geçen gün azalmaya,
Evet- Hayır kanatlarında daha sıkı saf tutulmaya başladı.
Ben oyumun
rengini neredeyse her kelime ile açıklamaktan çekinmiyorum.
“Hayır”lı günler
diliyorum, “Hayır”lısı ile ülkem bu gereksiz,
çıkar değişikliğini aşacaktır görüşünü savunuyorum. Özetle “Hayır”da
hayır olduğunu anlatmaya çalışıyorum çevremdeki herkese.
Peki, biliyor
musunuz artık “Evet diyeceğim ama…” diye başlayan
takiyeciler türedi. Malum takiye, amaçladığı şeyi gizleme ve tersini yapma
sanatı. Tayip beye “Hayır”lı olsun.
+
+ + + +
“Yahu nereden çıkardın, olur mu öyle şey?” derseniz
anlatayım.
Geçenlerde
yolum bir cemaat toplantısına düştü.
Zaman zaman
onları dinler, amaçlarını hedeflerini öğrenmeye gayret ederim, Sel verip sır
vermeseler de bazen işaret vermekten kaçınmıyorlar.
Bu cemaatin
adı, dernek olsa da, resmi ve gayri resmi üyeleri arasında bildiğim kadarıyla
Cumhurbaşkanlığından tutun, Başbakanlığa, bakanlıklara ve üst düzey bürokrat ve
teknokratlardan kadar gönüllüleri var.
Bu günlerde
referandumsuz siyaset konuşmayı aklınız alıyor mu?
Söz döndü dolaştı
Anayasa değişikliğine geldi.
Biri kalktı, “Ben
bu değişikliğe (evet) diyeceğim” diye başladı söze. Etraftan “Ben
de, ben de” sesleri yükseldi.
Sonra devam
etti, “Ama….” Diye ve tereddütlerini ekledi.
“-Bana ne kardeşim vergi borcunu ödemediği
için yurt dışına çıkana izin verilmesinden, bana ne kardeşin birkaç sendikaya
üye olmamızdan, ne değişecek sanki. Bana ne be kardeşim yargı organlarındaki
üye sayısının artırılmasından. Olsa da olur olmasa da. Ama işte burada ve bunda
bir iş var. Memleketin satışına mı hazırlanılıyor acaba kuşkusu kemiriyor
içimi…”
Bu kez etraftan
“Benim de, benim de” sözleri yükselmeye başladı.
Dayanamadım,
oylarının “Evet”li değil “Hayır”lı
olması gerektiğini anlatmaya gayret ettim. Dinlediler, “Olmaz,
evet” dediler.
Sonra biri kulağıma
doğru eğilerek sıraladı cümlelerini:
“Sen takiye diye bir şey duymadın mı? Oy
verme kabinine gireriz oyumuzu basarız. O Allah ile oyu kullanan arasındadır.
Gerisi boş. He, (Evet) diyeceğim ben.”
İşte benim
takiyeli evet’çiler…
Allah
hayırlısıyla sayılarını artırsın…
+ +
+ + +
Düşündüm de,
Başbakanımız Erdoğan, son günlerde Anayasa değişikliğinin yapılamaması, yanı
hayır çıkmasının bir şeyi değiştirmeyeceğini, şimdiye kadar yürürlükte olan
Anayasa ile yola devam edebileceklerini neden söylüyor?
Demek ki “Evet
artık, çantada keklik” değil.
Ha yola devam
mı?
O biraz zor,
Hele bir şu anayasa değişikliğinin “Hayır”lısını
yakalayalım, gerisi gelir bence…
Her şey gönlünüzce, “Hayır”lısı iledoğrudan
yana olsun.
|