Anasayfa arrow Yazarlar arrow Salim Savcı
 
 
cheap software
oem software
cheap viagra
cheap cigarettes
Salim Savcı
MADEN OCAKLARINDA ÖLENLER KADER KURBANI MIDIRLAR? Yazdır E-posta
Cumartesi, 04 Eylül 2010

Her devletin topraklarında maden ocakları vardır. Maden ocaklarında; çöküntü veya grizu  patlaması olabilir. Bu iki olay onlarda da , bizde de olabilir. Ama onlar az, biz çok kayıp veriyoruz. Size KEŞAN/ÖNDER gazetesinde Recep Karaoğlu’nun Düşün Sofrası köşesinden alıntı yapıyorum:

2002 yılında         17 kişi

2003 yılında         22 kişi

2004 yılında         68 kişi

2005 yılında           121 kişi

2006 yılında         79 kişi

2007 yılında         76 kişi

2008 yılında         66 kişi

2009 yılında 92 kişi

2010 yılında 69 kişi.

Toplam: 610 kişi.

Dünyadaki maden ocaklarında bu oranda kayıp yok iken bizde oluşu, tüm insanları acı acı düşündürüyor. O ülkeler iradelerini kullanıyorlar. Bilimsel önlemleri tam olarak alıyorlar. Ama biz, havanda su dövüyoruz. Sorumluluktan kurtulmanın yolunu da buluyoruz:

-Bu, işin kaderidir.

-Ne yapalım ki,takdir-ilahi (ilah, Allah demek değildir)

-Madenci oldun mu bunu göze alacaksın.

-Şükrediniz ki işiniz var.

-Yapacak bir şey yok, diyebiliyoruz.

*  *           *

Bu yazının amacı politika yapmak değildir. Kaynaklara göre bilimsel düşünmenin bir ürünüdür. İşte o kadar!

 
DENEMEK İSTEYENLERE Yazdır E-posta
Cuma, 27 Ağustos 2010

Tüm insanların yaşamında ezelden beri yaşatılan bir gerçek var. İki ya da daha fazla kişi yan yana gelse selam ile konuşma başlar. ‘Cumhurbaşkanı, bakan, milletvekili , muhtar olsam  ülkeyi düzlüğe çıkarırım’ derler.  Konu, konuyu izler. Kişiler dile  dolatılır, söylenir de söylenir. Ama bir şey unutularak işe başlanır. Oysa her insan bir değerdir. Onun, beğenilen veya beğenilmeyen yanları vardır. Nedense çok kişi söz alınca adı geçen kişinin beğenilen yanlarını ortaya koymaz, soyundan birisinin söylediği söz ile  giriş yapar, adı geçen kişinin halısını dokur. Karşı çıkanlar olunca hemen o kişinin  bir beğenilen yanını dile getirir, dut yemiş bülbül gibi susar, oturur.

Bu durum böyle gelmiş, böyle gitmektedir. Ama hayata tek cephe yerine  çok cepheden bakmayı  öğrendiğimiz gün inanın  bunların pabucu dama atılacaktır. Bunun için de kişilerden söz ederken:

-Beğenilen yanlarını dile getirmeyi birinci plana alabilirsek,

-Beğenilmeyen yanları abartmadan nazik bir şekilde söylemeye başlarsak, bu dünya zindan değil, cennet olur. Hele bir de beğenilmeyen yanlara  dokunurken KÖTÜ  kavramına giren durumları sergilemez isek adımız da, sanımız da değer taşır.

Bunları niçin yazdım?

Sevgili dostlar, bir kez deneyin diye!..

 
BİR MUHTARIN ARDINDAN Yazdır E-posta
Cumartesi, 21 Ağustos 2010

Osmancık-Çampınar  Köyü Muhtarı  yeğenim Namık Kemal Akman, 10 Haziran 2008 günü bir trafik kazası geçirdi. 7 gün Çorum’da yoğun bakımda kaldı. 17 Haziran 2008 günü öldü.(x)

17 Haziran 2008 günü düzenlenen cenaze törenine;

-Köy dışından 600-700 kişi,

-Köylülerden de bir o kadar kişi katıldı. Çampınar Köyü’ nde şimdiye dek  bu oranda ölen bir kişi için  katılım olmadı. Böylece köyümün muhtarını ebedi yolculuğa uğurladık.

Şimdi de Namık Kemal Akman’ ın  muhtar olarak yaptığı  işleri sıralamak isterim (Kaynakça, Veysel Akman)

* Köklen Piknik Yeri’ nin  deposunu yaptırdı.

* Yayla ve Söğüt Pınarı’ ndaki  çeşmeleri getirdi.

* Köklen Piknik Yeri’ nin eksikliklerini tamamladı.

* Ak Toprak Mezarlık Yolu’ nu açtı.

*  Ahibaba (Gecek) Pelit Pınarı  mahallelerine  su deposu yaptırdı.

* Eski İlkokul binasını köy tüzel kişiliğine  kazandırdı.

* Gölet yeri keşiflerini tamamlattı.

* Pelit Pınarı ile Özler’ de  su kuyusu açtırdı.

* Ahibaba (Gecek) Mahallesi’ ndeki araziyi  Çampınar’ a kazandırdı.

* Kanalizasyon  ağının  hatlarını tamamlattı.

* Cami avlusu ile Köy Parkı’ na parke döşetti.

* Morgun hizmete açılmasını sağladı.

* Vakıf binasının hizmete açılmasını sağladı.

* Mezarlıklar çevresini tel  çitiyle çevrilmesini başlattı.

* Vakıf binasının  hizmete açılmasını temin etti.

* Prof. Bahri Savcı Kütüphanesi’nin  odun, kömür, çam kozalağı  ihtiyacını karşıladı.

Yeğenim  Namık Kemal  Akman’ ın  muhtarlığı ve kişiliği  unutulmayacaktır.

Nur içinde yat benim sevgili yeğenim.

Not:  ‘Namık Kemal Akman’ ın Ardından’  diye bir kitapçık hazırlığım var.

(x) Öldü: Bu sözcüğü, genç yaşta ölenler için kullanıyorum.

Gözlerini hayata kapattı: Bu sözcüğü de  yaşlılar için kullanmaktayım.

 

 
ÇORUM DA YEMEĞİNİ TABAK YEDİ Yazdır E-posta
Cuma, 13 Ağustos 2010

1974yılından bu tarafa , yerel basında köşe yazılarım yayınlandı.b.unlar içerisinde en çok ilgi gören iki yazım vardır:

1-Yemeği Tabağıma Yedirmem

2-Ağaçlar Konuşabilseydi.

Her iki yazı da  çevreyi kirletenleri uyarmaktadır.

Şimdi beni tanıyanlar;  ‘Yemeğimi Tabağıma Yedirmem’  yazımdan fotokopi istiyorlar. Ben de bu isteği yerine getiriyorum. ‘Bir çevre dostu yakaladım galiba’  diye mutlu oluyorum. Ama bir gerçeği yazmadan geçemiyorum.

İlk kez haziranın onlarına doğru Çorum’ da CEVHER Tesisleri’ nde övgü toplayan ‘Sultan Sofrası’ istedim. Gelen miktarı görünce şaşırıp kaldım. Çünkü kayık tabağındaki yemeği  yemem olanaksızdı. Buna karşın, gelen yemeği yemeye başladım. Ama tabaktakinin yarısını yiyebildim. Hemen ekledim:

-‘Dostlar, 1974’ den bu yana  ilk kez tabağım yemeğimi yedi’  dedim. Onlar güldüler.  Ben konuşmalardan şu sonuca vardım:

1-‘Tabağınıza yemek  yedirmek istemiyorsanız, o müessesenin porsiyonunu görün’ diyeceğim.

2-Eğer tabağınız yemeği yemiş ise kalan miktarı, Avustralya’ da olduğu gibi paket yaptırın;  kedinize, köpeğinize verin. Daha olmaz ise bir komşunuzun evcil hayvanlarına yedirin.

Böylece artıklar değerlendirilmiş olsun. Çevremizi kirletmemiş olsun!

 
NÜKTE-ESPRİ ÜZERİNE Yazdır E-posta
Cumartesi, 07 Ağustos 2010

Bundan önceki bir yazımda,7ŞAKA YAPMAYI BİLMEYENLERE’ diye  şakayı incelemiştim.

Şakanın, insanları güldürmek amacıyla, söz ile , yani anadil ile, bir de el ile yapıldığını ele almıştım.

Yani şaka karşımızdakini:

-İncitmemelidir,

-Kalbini kırmamalıdır.

-Kişiliğine gölge düşürmemelidir, diye  dile getirmiştim. Bu kez de, şakanın inceliğini gösteren,NÜKTE ile ESPRİ üzerinde durmak istiyorum.

NÜKTE: Sözlüklerde ince anlamlı şaka, ya da şakalı söz olarak verilir.her insan nükte  yapar diye bir şart yoktur.nükte yapan kişi okumalı, düşünmelidir ki bir kültür düzeyine erişsin, sonra da inceliği olan şaka yapabilsin, karşısındakini gülümsetebilsin. O kişinin nüktelerini unutmasın.

ESPRİ: Fransızca bir sözcüktür. Anadilimiz Türkçeye girmiş, nükte yerine kullanılır olmuştur. Sözlük anlamı da:

-Nükteli söz,

-Şakalı söz olarak verilmiştir. Toplumumuzda nükte de, espri de yaşamaktadır.

Dileyelim, nükte yapanlarımız çoğalsın, şaka yapmayı da anlamında becerebilsin.gülmemizi, gülümsememizi sağlasın!

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 163
Köylerimiz
BuyukEyneli 1
BuyukEyneli 1
Aşağı Cumafakılı
Aşağı Cumafakılı
Çayözü
Çayözü
Döviz Kuru(TCMB)
USD Alış1.5033 YTL
USD Satış1.5106 YTL
EURO Alış1.9179 YTL
EURO Satış1.9272 YTL
Foruma Son Eklenenler
Toplam Ziyaretçi
59683305
Son 5 İlan


 
= Resimli
 
 
 
cheap software downloads
Adobe photoshop oem softwarebuy adobe photoshopcheap oem store
cheap software
adobe,corel,microsoftcheap cigarettes
oem software