|
|
Yekta Güngör Özden
|
HUKUKA DARBE |
|
|
|
Cumartesi, 16 Mayıs 2009 |
|
Anayasasında hukuk devleti niteliği öngörülen bir düzende yasama ve yürütme
organlarını elinde tutanların yargıya
yaklaşımlarının hukukun üstünlüğü
ilkesine saygıyı vurgulayacak biçimde olması gerekir. Oysa Türkiye’ de yargının bağımsızlığına özen göstereceği sözünü verenler sözlerini tutmamakta, yargı
bağımsızlığıyla , yargıç güvencesinin
birlikte oluşturduğu güven kapısı
sık sık zorlanmaktadır. İlgililerin ayırtında olmak istemedikleri bu gerçek kimi uygulamalarla daha belirgin bir duruma gelmektedir. Alman
yargısının kararıyla gösterdiği yön
duraksamadan ötede aldırışsızlık ve yadsıma ile suçlu tutulması gerekenleri korumaktadır. Ergenekon adı verilen
soruşturma olayında şüphelileri önceden
suçlayıp kesin hüküm verilmişçesine karalayan iktidar medyası ile yandaşı medyayı gereksiz konuşmalarıyla özendiren iktidar kesimi , Deniz Feneri
olayında kendilerine dokunulacağı
korkusuyla ilgisizliği ve geçiştirmeyi
yeğlemiştir. Bir anlamlı halk sözüdür,’Korkunun ecele faydası yoktur.’ Gerçek er geç aydınlanacak, adalet yerini
bulacaktır. Yapay suçlamalarla insanları
perişan eden, aileleri acıya
boğan,kötü durumlara neden olan kimseler bir gün mutlaka hesap verecekler, sorumluluklarının
karşılığını göreceklerdir. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacaktır. Yetkiyi
kötüye kullanarak, kuralları çiğneyerek, yurttaşlara çıkışıp onları paylayarak,
muhalefeti suçlayarak bir yere varılamayacağı
bir kez daha görülecektir. Yurttaşların güçlükleri , yoksunlukları, karşılık bulamayan beklenti ve özlemleri yetmiyormuş gibi şimdilerde hukuk baskısıyla bunalıma
sürüklenmeleri katlanılacak boyutları
aşmıştır. Yasama ve yönetim ağırlıklı
hukuku darbe girişimleri yargıçların odalarının aranmasına kadar uzanmıştır. Demokratik kitle
örgütlerinin laik cumhuriyet ve Atatürk
karşıtları ile bölücü ve yıkıcılar,
bildiri imzacıları, göstericiler hukuka darbeyi
bırakıp aklı başında kimsenin
yandaş olmadığı askeri darbe
varsayımları, paranoyalarına karşı duruş
için yasama organlarına başvurmayı
yeğlemişlerdir. Güneydoğu’ daki
olumsuzluklardan, dış
baskılardan, terör olaylarından,
iktidarı hırçınlığa götüren yolsuzluk, soygun ve dinci kalkışmalardan haberleri yokmuş gibi. Okul
önlerine uzanan Kürtçülük , terör
örgütü övgüsüne araç kılınan
küçük çocuklar,ABD raporunda din konusundaki amaçlı çarpıtmalar, Kürtçülerin teröristler için başsağlığı dayanışması, Cumhurbaşkanının
atamaları ve konuşmalarıyla çizdiği
yandaşlık, iktidar kesiminin yurttaşlara yöneliş bozuklukları
kimileri için hiç önem taşımıyor. Ramazan uygulamaları, dövmeler, market basmalar hepsi hukuksuzluğun dik alasıdır. Anamuhalefet partisi sözcülerinin ‘Yürekli
Savcı ve Yargıç aranıyor’
sözleri yargının doğasına aykırı
oluşumlara duyulan tepkinin
açıklanışıdır. Erbakan’ a hala ‘++++++++++++’ deniliyorsa
kötülükler önlenemez.
|
|
|
ARSIZLIK |
|
|
|
Cuma, 08 Mayıs 2009 |
|
Televizyonlarda
görevde ve emekli asker ve sivillerin ,
bilim adamlarıyla medya ilgililerinin katıldıkları izlencelerde yararlı, ilginç tartışmalar yanında bıkkınlık veren yinelemeler de izlenmektedir.
Ekonomik ve toplumsal yeniliklerle yatırımlar yanında özellikle’ kültürel
haklar’ öneriliyor. Ekonomide güçlük
çekmeyen yer var mı? Eksiklikler isyan
nedeni midir? Yollara mayınları
döşeyenler içimizdekiler değil midir?
Aşiret düğünlerindeki kilolarca takılar , milyarlarca dolarlar
nerelerden geliyor? Kültürel yönden
hangi ayrım var? Dille, ayrı ulus adıyla
ulusal birliği bölmek bir hak
mıdır, kültürel açılım mıdır? Yurttaşlarımız kendi özelliklerine , soy ve
din kökenlerine, bölge-yöre
değişikliklerine ve geleneklerine
göre oyun, dil, giyim, yemek yaşam biçimlerini sürdürüyor. Kim, neyi engelliyor? Ulusal yapıya, korumamız ve güçlendirmemiz
gereken varlığımıza aykırı düşmeyen her şey serbest. Amaç bunlar değil. Bunlar için yabancıları da katarak oluşturulan örgütle terör yapılmaz. Hepimizin yakındığı konular, sorunlar
vardır. Bunlar için silahlanıp dağa
çıkmak mı gerekir? Bellidir ki sahte
dostların, sakıncalı komşuların
desteğiyle Türkiye’ yi bölmek
oyunu oynanmaktadır. Modern silahları
sağlayan, kullanmasını öğreten, planlamayı yapan, yaralılarına bakan, araç-gereç satan kimlerdir? İktidarın tutumuna güvenerek şımaran’ terör
örgütü-terörist’ demekten kaçınan,,
savunma amaçlı zorunlu operasyonlara
karşı çıkanlar nerdedir? Bayram keyfindeki iktidar, mahmurluğunu
atamamıştır. Meclis’ in
açılması, sınır ötesi operasyon
için tezkere tartışması sorunun
boyutlarını küçültmemiştir. ABD
de, Irak yönetimi de
oyalamakta, iktidar da onlara
bağlı-bağımlı olarak avuturcasına geçiştirmeye, atlatmaya çalışmakta, Silahlı
Kuvvetler’ in gereksinim duyduğu
önlemlerden kaçınmaktadır. Savaşlarda bile bu sayıda şehit
verilmiyor. Kusur, zaaf,
verdi-vermedi tartışmasını bırakıp çözümde yoğunlaşmak gerekir. İktidar medyası ile iktidarcı medyanın
saldırılarının karaları kendilerinindir.
NELER OLUYOR?
Bağırmakla,
sloganlarla, lafla peynir gemisi yürüteceğini sanarak bir şey olmuyor. Olumsuzluklar yürüyor. Konya’nın Balcılar
Beldesi’nde 1 Ağustos’taki patlamayla yıkılan kız öğrenci yurdunda ölenlere ilişkin soruşturma ,’İngilizce
kursu’ savunmasının yönetimce
kabulüyle sonuçsuz kalacağa
benzemektedir. TBMM İnsan Hakları
İnceleme Komisyonu’na ulaştığı
söylenen dosyada ilginç anlatımlar
bulunduğu yazılmaktadır. Dinsel yaklaşımlarla ailelerinin bile gerçeklerden uzaklaştığı olay, Türkiye tablolarından biridir.
|
|
|
DİNSEL DAYANIŞMA |
|
|
|
Cuma, 01 Mayıs 2009 |
|
İnsana, insanlığa karşı olumsuzluklara
tepki vermek,inanç ve soy ayrımı gözetmeksizin
gerçekleşmelidir.Dinci, ümmetçi, şeriatçı açılımlar, mezhep ve
tarikat dayanışmaları, evrensel değerler
ve insancıl ilkeler bağlamında arka sırada kalır. Ülkemizde siyasetin değişmez
malzemesi durumuna getirilerek saygıda içtenlikte uzak kalınan din, son Gazze
olayları nedeniyle yine kullanılıyor. Terörün aramızdan ayırdıkları için sesini çıkarmayanlar, şehitlerimize gereken
ilgiyi göstermeyenler, din bağıyla alanlara çıkıyor. Bu yetmiyormuş gibi Milli Eğitim Bakanlığı 13
Ocak’ ta tüm okullara Filistinliler için saygı duruşu yaptırdı. Filistinliler,
Araplar Türkler için ne yaptı, ne
yapıyor? Halk olarak, ulus olarak, birey
olarak, kimi kurumlar olarak Filistin
olaylarında tepki vermek ayrı, devlet eliyle ulusal saygı duruşları düzenlemek ayrı. Ölçüyü kaçırmamak gerekir. Dine göre
düzenlemeler yanlıştır.
Yerel seçimler nedeniyle kesenin ağzını
açan iktidar ve yandaşı
kuruluşların ‘yardım’ adı altında oy
sağlama açılımları sürmektedir. Kömür ve gıda yardımlarında önceki yıla göre belirgin artışlar ilgi çekici düzeydedir. Devlet eliyle yapılan
yardımların partizanlık yansıtan
biçimleri ve oranları demokrasiyle
bağdaşmayan çarpık anlayışları yansıtmaktadır. Deniz Feneri de korunuyor.
Belediye başkan adaylarının açıklaması da kimlerin ne olduğunu ve
olacağını daha iyi göstermiştir. Makam için
ilkelerinden ödün verip dönenler, yaranmak için yanaşanlar ve daha başkaları..
Siyasi partilerin ilgi çekmekten çok tepki çekmeleri ,
geleceğimiz için umut kırıcıdır. Hukukun altyapısını oluşturduğu demokrasi,
hukuk dışı çözümler aramakla güçlenmez. Hukuk
için yükselme ve güçlenme çabası esenlik getirir. Sekiz yıl önce alınmış
ifadelerin yitirildiği söylenen
kayıtlarının televizyon kanallarına dağıtıldığı bir ortamda
gizlilikten,hukuktan söz edilemez. Olmayan
bir yapıyı oldurmak için her yola
başvurulduğu kanısı uyanır. Çamur atarak yıpratma ve yıkma kampanyası görünümü
sakıncalıdır. İfadeler inkar da edilebilir. onlara dayanan işlemler çöker.
|
|
|
BAŞKANLARI DEĞİŞİR, ABD DEĞİŞMEZ |
|
|
|
Cuma, 24 Nisan 2009 |
|
ABD’nin yapısından kaynaklanan özellikleri göz
ardı edilerek yeni başkanları Obama’ ya övgüler yağdırılmaktadır. ABD’nin dış
siyaseti, özellikle Ortadoğu ve Asya
projeleri belli.Obama’nın sözde Ermeni soykırımı konusundaki sözleri,
İsrail-ABD dayanışması gayet açık. Gönül
almak, iyi karşılanmak benimsenmek için
söylenenleri , soyut açılımları umut
olarak algılamak iyimserliğin
aymazlığıdır. İyi şeyler olmasını dilemek ayrı. Ancak gerçekçi olmak,İsrail,
Ermenistan, Kürt devleti kuruluşu ve
Ilımlı İslam açılımıyla Kıbrıs konularında Türkiye’ nin daha güç durumlara düşürüleceği bilinerek davranılması akıllılık olur. Siyaset duygusallığı kaldırmaz. Özellikle dış
siyaset. Abartılı yaklaşımlarla , renk
değişiklikleriyle, kökenle bir şey çözümlenmez ve kazanılmaz. ABD için bir
siyahın başkanlığa gelmesi değişiklik sayılabilir ama dünya için, özellikle
Türkiye için ABD’ nin değiştiği ya da değişeceği hemen kabul edilemez. Beklentilerin ne ölçüde
gerçekleşeceğini zaman
gösterecektir.ABD’ nin çıkarına Obama karşı
çıkamaz. Tahminleri değil yaşamın bulgularına dayanarak acı gerçekleri belirtmeye çalışıyoruz. Gazze olayları kimlerin ne olduğunu ve ne olabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur.
GAZZE DEMİŞKEN
Başbakan RTE’ ın Gazze atışları, halkı
gaza getirici sözleri havada kalmakla
birlikte ikili çıkışları, İsrail
ilişkilerindeki tutarsızlıklar Batı’ da
kuşku yaratmıştır. Dış siyasetin
gerektirdiği esneklik, yanlarla ilişkide içtenlik ve anlayış göz ardı
edilerek zamanı iyi ayarlanmamış sert
çıkışlar, özellikle terör karşıtlığında
birliktelikten söz etmeden
HAMAS’ ın koruyuculuğuna soyunup
savunmanlığını yüklenmek iyi sonuçlar vermemiştir. Barış Gücü ve Gazze’ nin onarımı için Türkiye’ ye ağır yükler getirilmesi olasıdır.
İsrail karşıtlığına girişilmeden barışçı
açılımlarla saldırıların, kötülüklerin , yıkım ve kıyımların önlenmesi daha yaraşır bir davranış, daha gerçekçi ve
yararlı bir çaba olurdu.
|
|
|
DİRENME.. |
|
|
|
Cumartesi, 18 Nisan 2009 |
|
Türkiye’mizin itildiği, içine
sürüklendiği durumları izleyip söylemekten öte bir şey yapmayan yurttaşların ilgisizlik ve umursamazlığı yeni sorunların nedeni
olmaktadır. Enflasyon rakamların
aldatılıcığına kanarak
ekonominin iyiye gittiği sanısıyla sesini çıkarmayanlar, çıkarlarına
dokunulmaması için sinenler, muhalefeti
ağız dalaşı ya da öğrenci
münazaraları gibi algılayıp laf yarışına kalkışanlar iktidarın
kusurlarının ve azgınlık- taşkınlığının sorumlularıdır. Bıktıran tutumlar, güven
vermeyen oluşumlar, umut ve güven vermekten
uzak örgüt girişimleri ( özellikle siyasal alanda) iktidarı karşısında yurttaşların
içine su serpecek bir belirti
vermemektedir. Gençlik ve öğrenci kesimi de
1950-1960 döneminin etkin güçlerinden biri olmak niteliğini taşımamaktadır. Okuduğunu, dinlediğini anlamayan , çocukça
alınganlıklara kapılan kimileri de
iktidar karşısındaki duruşları, kimileri
çıkar güdüleriyle tutuk ve donuk
durumdadır. Kadrolaşma, partizanlık,
kayırma, kendilerinden saymadıklarını
ayırmak için ellerinden geleni yapmayı
beceri sayan insanlık ve hukuk dışı davranışlar sürmektedir.
İNAT VE ZITLAŞMA
Medeniyetler İttifakı Esbaşkanı olarak İspanya’ da bulunan günümüz Başbakanı RTE’ nın sıkmabaş inadı,
yargıyla zıtlaşması Anayasa
dayatmasını yinelemekte kalmamış hukuk dışı kimi tutum ve görüşe ilişkin belirtiler de vermiştir. Neresinden bakılırsa
bakılsın çarpıtarak, saptırarak yanıltarak sürdürülen konuşmaların gerçekte ciddiye alınacak bir yanı yoktur. Ne Anayasa ile, ne hukukla, ne
de gerçeklerle bağdaşmayan, kabalık ve
ilkellik içeren çıkışlar kabadayılık
göstergesidir. Bilim adamı sanını taşıyanlar
bile Anayasa Mahkemesi’ nin
yorumlu red kararını ‘ istemi
red’ olarak yansıtmakta, algılama bozukluklarını yadsımaktadır. Türkiye ile
örnek olarak gösterilen ülkelerin ayırdında olmayan, geriliği ve kapanmayı
özgürlük savunmasıyla gündeme getiren
anlayışın düzeltilmesi olanaksızdır.Değişme savı sıkmabaşı bireysellik, özgürlük, bağımsızlaşma, kişilik gelişmesi,
uygarlaşma göstermeye çalışan eski
faşist yapay yeni-sözde liberallerin
görüşleri gibi temelsiz ve asılsızdır.
ABD,İngiltere ve Fransa’ da İslam
köktendinciliği , bunu savunup destekleyen
gerçekleştirmeye çalışan partiler, dernekler, vakıflar, bu doğrultuda
terör olayları , şirketler var mı?
Oralarda İslam dininin şeriatın
iktidar olması hedefiyle bu yolda
çabalar var mı? Devlet kurucusunu karalamak,
cumhuriyetin ilkelerini yıkmak,
özellikle laikliği geçersiz kılmak, bunun için toplumun tüm kesimlerinde sıkmabaşı yaygınlaştırmak isteyen bir yönetim anlayışı var mı? Oralarda köktendinci terör, ırkçı terör, dinci örgütlenme, kadrolaşma,
partizanlık, bilim düşmanlığı, halifelik ve saltanat düşkünlüğü ,din-inanç
sömürüsü var mı? Devrimleri, ilkeleri geçersiz kılma,ilericilerle kavga, sıkmabaşlı olmayanları Müslüman saymama,
laikliği savunanları düşman görme
aymazlığı var mı? Sıkmabaş bir
akımın flaması-bayrağı gibi kullanılıyor mu?
Siyasal bir simge sayılıyor mu?
Oy için, iktidar için bir araç mıdır?
RTE’ nın verdiği örnekler örnek sayılmaz. Hukuk devletinde dinsel ayrıcalık kökleşip
yerleşemez. Devrim amaçlı düzenlemeler dışında sıkmabaş hukuksal düzenleme
konusu olmaz, Anayasa’ ya taşınamaz ve asla konulamaz. Gerçek
demokrasilerde, gerçek hukuk
devletlerinde kararların dayanağı olan ilkeler durdukça mahkeme yargılarını geçersiz kılacak düzenlemeler yapılamaz, önerilemez. Özellikle rejimi
korumakla başlıca görevli iktidarlar
rejim karşıtlığı yapmaz, korumakta özen gösterir. Ama iktidarın amacı
ve kavgası ne yazık ki rejimledir. Dinsel hiçbir gereği olmayan sıkmabaş
sorunu nu yerel seçimler için malzeme
olarak ele almışlardır. Bu nedenle Anayasa ile oynuyorlar. Taşeronları, işçileri, şakşakçıları
alkışlıyor. Oysa girişim Anayasa’ ya;Siyasal Partiler Yasası’
na, Devrim Yasaları’ na, Türk
Ceza Yasası’ na aykırılıklar
içermektedir. İşin aldatmaca-yanıltmaca , hukuku dışlama, yargıya saygı, Anayasa’ ya bağlılık yanı ayrı. Milletvekili ve Cumhurbaşkanı antlarını
unutmasalar iyi. Bilimselliğe, uygarlığa, çağdaşlığa, inanç temizlik ve
özgünlüğüne aykırı, inanç sömürüsü çabalarını herkesin kırması, Türkiye’ nin
laiklikle yaşadığı barışı , inanç mutluluğunu koruması gerekir.
Bu nedenlerle bir kez daha
yineleyeyim:Beyni sarıkla ve sıkmabaşla örtülü olanlardan , akılla inancı
ayıramayanlardan, saltanat ve
hilafetçilerden, fetvacı ve fermancılardan, Atatürk’ ün, bilimin,
laikliğin Türkiye’ mizin değerini bilmeyenlerden , tarikatçılardan
hiçbir yarar beklenemez.
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 64 - 72 Toplam: 165 |
|
|
Döviz Kuru(TCMB) |
| USD Alış | 1.5033 YTL | | USD Satış | 1.5106 YTL | | EURO Alış | 1.9179 YTL | | EURO Satış | 1.9272 YTL | |
|
Toplam Ziyaretçi |
|
59262939
|
|
Son 5 İlan |
| = Resimli | |
|