|
|
Yekta Güngör Özden
|
NASIL UNUTULUR? |
|
|
|
Cuma, 17 Temmuz 2009 |
|
Tarih
en büyük öğretidir. Yeterince ders alınmazsa
kaçınılması gereken durumlarla
yeniden karşılaşmak güçlü bir
olasılıktır. Bugünleri esenlik içinde yaşamak, yarınlara daha iyi çıkmak
için tarihin uyarılarına önem vermek
gerekir. Tarih ulusal varlığımızı,
kendimizi bize tanıtarak en
yararlı işlevini yerine getirir.Tarihin sesi geçmişten geleceğe yürüyüşün ezgisidir.
Ülke
ve ulustan oluşan bir insan ve hukuk kurumu olan devletin güvencesi, yurttaşların duyarlılığıdır.
Yeterli bilgiyi temel alan yurttaşlık bilinci , sonsuza değin bağımsız yaşama
ülküsünün dayanağıdır. Tarihimizi öğrenmekle edindiğimiz bu güç, devingenliğimizi
sağlar. Bu nedenle okumak, öğrenmek, değerlendirerek sonuç çıkarmak bize düşen görevdir.
Son
yıllarda siyasal yozlaşmaya bağlanan
aymazlık, yalan-dolanla örülü döneklik ve sapkınlık ulusal
değerlerimize saldırıyla yabancı
yandaşlığını birleştirerek
çirkinliklerini sergilemektedir. Ulusal Kurtuluş Savaşı
öncesinden başlayarak 30 Ağustos
Zaferi’ne, Lozan Barış Antlaşması’na,Cumhuriyet’ in ilanına
kadar tüm çabalar, yalanlar ve
yakıştırmalar karalanmakta,İkinci Abdülhamit’ ten ardıllarına kadar diktacılar ve hainler övülmektedir.
Gerçekleri çarpıtıp saptırarak yapılmak istenen şey, ulusal gücü kırmak,laik
cumhuriyeti yıkmaktır. Batının desteğiyle geliştirilen , terörle tırmandırılan
olaylar bu düşmanlığın açık ve somut
kanıtlarıdır.
|
|
|
DİNSEL DAYANIŞMA |
|
|
|
Cumartesi, 11 Temmuz 2009 |
|
İnsana, insanlığa karşı olumsuzluklara
tepki vermek,inanç ve soy ayrımı gözetmeksizin
gerçekleşmelidir.dinci, ümmetçi, şeriatçı açılımlar., mezhep ve
tarikat dayanışmaları, evrensel değerler
ve insancıl ilkeler bağlamında arka sırada kalır. Ülkemizde siyasetin değişmez
malzemesi durumuna getirilerek saygıda içtenlikte uzak kalınan din, son Gazze
olayları nedeniyle yine
kullanılıyor. Terörün aramızdan
ayırdıkları için sesini çıkarmayanlar, şehitlerimize
gereken ilgiyi göstermeyenler, din bağıyla alanlara çıkıyor. Bu yetmiyormuş gibi Milli Eğitim Bakanlığı 13
Ocak’ ta tüm okullara Filistinliler için saygı duruşu yaptırdı. Filistinliler,
Araplar Türkler için ne yaptı, ne
yapıyor? halk olarak, ulus olarak, birey olarak, kimi kurumlar olarak Filistin olaylarında tepki vermek ayrı, devlet emliyle
ulusal saygı duruşları düzenlemek
ayrı. Ölçüyü kaçırmamak gerekir. dine
göre düzenlemeler yanlıştır.
Yerel seçimler nedeniyle kesenin ağzını
açan iktidar ve yandaşı
kuruluşların ‘yardım’ adı altında oy
sağlama açılımları sürmektedir. Kömür ve gıda yardımlarında önceki yıla göre belirgin artışlar ilgi çekici düzeydedir. Devlet eliyle yapılan
yardımların partizanlık yansıtan
biçimleri ve oranları demokrasiyle
bağdaşmayan çarpık anlayışları yansıtmaktadır. Deniz Feneri de korunuyor.
Belediye başkan adaylarının açıklaması da kimlerin ne olduğunu ve
olacağını daha iyi göstermiştir. makam
için ilkelerinden ödün verip dönenler, yaranmak için yanaşanlar ve daha
başkaları..
Siyasi partilerin ilgi çekmekten çok tepki çekmeleri ,
geleceğimiz için umut kırıcıdır. hukukun altyapısını oluşturduğu demokrasi,
hukuk dışı çözümler aramakla güçlenmez.
hukuk için yükselme ve güçlenme çabası esenlik getirir. Sekiz yıl önce
alınmış ifadelerin yitirildiği söylenen
kayıtlarının televizyon kanallarına dağıtıldığı bir ortamda gizlilikten,hukuktan
söz edilemez. Olmayan bir yapıyı
oldurmak için her yola başvurulduğu
kanısı uyanır. Çamur atarak yıpratma ve yıkma kampanyası görünümü sakıncalıdır.
ifadeler inkar da edilebilir. onlara dayanan işlemler çöker.
|
|
|
MEDYADA KARARMA |
|
|
|
Cumartesi, 04 Temmuz 2009 |
|
Kimi gazete-dergilere yerleştirilen
yazarları şimdi de Atatürkçü bilinen,ilerici görünen gazetelerdeki sıkmabaşlı yazarlar izlemeye başladı. Ortama uyum, iktidara
uyum ilkesi durumuna getirildi. Her yere
sızıyorlar. Patronların devletle ilişkilerinde
iktidarın değişik olanaklar sağladığı, aflarla, bağışlamalarla ihalelerle, ayrıcalıkla , bağışıklıkla
kendine bağladığı medyaya yerleştirdikleri giderek artıyor. İktidarın
istemediklerine yer vermiyorlar.
Barışa söz verdiklerini duyuranların
yanlılığı, koşullanmışlığı belirgin.
‘Milliyetçi savaş kışkırtmacılığına karşı direnmeye çağırıyoruz’ diyenlerin önce milliyetçiliğinin ne olduğunu,
asla tutuculuk, gericilik, ırkçılık, faşistlik savaş kışkırtmacılığı olmadığını
bilmeleri gerekiyor. Milliyetçilik barışçıdır, bağımsızlıkçıdır, yaşamsal olmayan savaşları ‘ cinayet’ sayar.
Devleti suçlayarak bir yere varılmaz.
Başkaldıran,savaşa yeltenen, terörden medet umanları kınayıp uyarmak
gerekirken savunmada olanları suçlamak gerçeklerle bağdaşmıyor, içtenlikli
görülmüyor.
İlkeler göz ardı ediliyor. İlkeler
azalıyor. Dönekler dönemi denilecek
gölgeli bir ortam oluştu. Kimileri de bir yerden çağrı alınca el çırparak sevinen çocuklar gibi övgüler
sıralıyor. Çağıranın geçmiş, şimdiki durumu ve tutumu, kişiliği, amacı,
çağırmakla ne yapmak istediği, vereceği görünüm için kullanma yöntemi
unutuluyor.
|
|
|
BAŞKANLARI DEĞİŞİR, ABD DEĞİŞMEZ |
|
|
|
Cumartesi, 27 Haziran 2009 |
|
ABD’ nin yapısından kaynaklanan özellikleri
göz ardı edilerek yeni başkanları Obama’ ya övgüler yağdırılmaktadır. ABD’ nin
dış siyaseti, özellikle Ortadoğu ve Asya
projeleri belli.Obama’ nınh sözde Ermeni soykırımı konusundaki
sözleri,İsrail-ABD dayanışması gayet
açık. Gönül almak, iyi karşılanmak
benimsenmek için söylenenleri , soyut açılımları umut olarak algılamak iyimserliğin aymazlığıdır.iy iyi şeyler
olmasını dilemek ayrı. Ancak gerçekçi olmak,İsrail, Ermenistan, Kürt
devleti kuruluşu ve Ilımlı İslam açılımıyla
Kıbrıs konularında Türkiye’ nin
daha güç durumlara düşürüleceği
bilinerek davranılması akıllılık
olur. siyaset duygusallığı kaldırmaz.
özellikle dış siyaset. Abartılı yaklaşımlarla
, renk değişiklikleriyle, kökenle bir şey çözümlenmez ve kazanılmaz. ABD için
bir siyahın başkanlığa gelmesi değişiklik sayılabilir ama dünya için, özellikle
Türkiye için ABD’ nin değiştiği ya da değişeceği hemen kabul edilemez. beklentilerin ne ölçüde
gerçekleşeceğini zaman
gösterecektir.ABD’ nin çıkarına Obama
karşı çıkamaz. tahminleri değil yaşamın bulgularına dayanarak acı gerçekleri belirtmeye çalışıyoruz. Gazze olayları kimlerin ne olduğunu ve ne olabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur.
GAZZE DEMİŞKEN
Başbakan RTE’ ın Gazze atışları, halkı
gaza getirici sözleri havada kalmakla
birlikte ikili çıkışları, İsrail
ilişkilerindeki tutarsızlıklar Batı’ da
kuşku yaratmıştır. dış siyasetin
gerektirdiği esneklik, yanlarla ilişkide içtenlik ve anlayış göz ardı
edilerek zamanı iyi ayarlanmamış sert
çıkışlar, özellikle terör karşıtlığında
birliktelikten söz etmeden HAMAS’ ın koruyuculuğuna soyunup savunmanlığını
yüklenmek iyi sonuçlar vermemiştir.
barış gücü ve Gazze’ nin onarımı için
Türkiye’ ye ağır yükler getirilmesi olasıdır. İsrail karşıtlığına
girişilmeden barışçı açılımlarla
saldırıların, kötülüklerin , yıkım ve kıyımların önlenmesi daha y,araşır bir davranış, daha gerçekçi ve
yararlı bir çaba olurdu.
|
|
|
ATEŞ ÇEMBERİ |
|
|
|
Cuma, 19 Haziran 2009 |
|
Gürcistan’ ın bağımsızlığını ilan
eden özerk cumhuriyetine karşı giriştiği silahlı önlemin yol açtığı gerginlik hemen savaşa dönüşmüş, pusuda ve tetikte bekleyen Rusya geniş bir
saldırıyla durumun değişmesini önlemiş,
bağımsızlığını ilan edenlerin yanında
yer alarak Batı’ ya gözdağı vermiştir. Kosova’ nın bağımsızlığını ilan
etmesine karşı çıkan Rusya’ nın
Gürcistan’ ın NATO’ya katılma başvurusunun karara bağlanacağı zaman yaklaşınca askeri harekete başlaması anlamlıdır.
Kafkasya’ yı kana bulayan, masum binlerce insanın yaşamına mal olan
savaşın büyümesi dünya barışını tehlikeye sokabilir. Türkiye’ nin de suçlandığı
bu karmaşanın biran önce sona ermesi en
içtenlikli dileğimizdir..Ulusal Kurtuluş Savaşı’ nı anlamayan, İkinci Dünya Savaşı’ nın olumsuzluklarını yaşamayan
kimileri yanımızdaki ateşin içimizde
olması varsayımıyla bile ürkerler.İran,
Irak, Suriye yanda ve aşağıda,Kıbrıs ve
Yunanistan beri yanda ve yukarda Rusya,
çemberi oluşturan ateş hatlarıdır. içindeki terör ateşiyle uğraşan Türkiye
için sakıncalar sayısızdır. dikkatli bir
dış siyaset, içtenlikli dostluk ilişkileri
ateşin dışında kalmamızı sağlayabilir. dışişleri yönetiminin şimdiki
Bakan döneminde çok özenli davranması
gerektiğinde görüş birliği vardır.
Anıt-Kabir için,’Küçük bir ayrıntı’
diyerek onarımı olanaksız bir pot
kıran Dışişleri Bakanı’ nın dinci
gözlüğü ile olaylarda etkin olması
güçtür.
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 55 - 63 Toplam: 165 |
|
|
Döviz Kuru(TCMB) |
| USD Alış | 1.5033 YTL | | USD Satış | 1.5106 YTL | | EURO Alış | 1.9179 YTL | | EURO Satış | 1.9272 YTL | |
|
Toplam Ziyaretçi |
|
59262207
|
|
Son 5 İlan |
| = Resimli | |
|