Anasayfa arrow Yazarlar arrow Yekta Güngör Özden
 
 
cheap software
oem software
cheap viagra
cheap cigarettes
Yekta Güngör Özden
SİYASAL TABLO Yazdır E-posta
Cuma, 07 Aralık 2007

Anayasa  tartışmalarıyla  gündemi   değiştirme ustalığını bir kez  daha  gösteren AKP iktidarı   seçim sonuçlarının tartışılmasını,özelleştirme  zikzaklarını,soygunları,rüşvetleri,suçları  , partizanlığı,kadrolaşmayı, kayırmaları,eğitim-öğretimdeki   bozuklukları  bir  tür hasır altı ederek konuşulmalarını  önledi.Oyların ne verilerek,neler yapılarak  alındığına  ilişkin dedikodular halâ sürmektedir.Başbakanın/raporla  askerlik yapmayan oğlunun babası­nın yanında  heykel gibi   durduğu,başkasının çocuğu  askere  gitme -şeydi  kıyamet koparılacağı  anlatılmaktadır.İktidar borazanı ve özel ekranı  durumuna gelen-getirilen TRT'nin çabalarıyla  pembe tablolar çizimi       sürdürülüp önceki   Cumhurbaşkanının uygun bulmadığı  atamalar birbir gerçekleşirken Başbakan torun turuna  çıkmıştır. Terör her gün can almaktadır.  Türkiye  karşılık vermemesine  karşın savunmada   bulunmasına  karşın savaşla   suçlanmaktadır.Halkımız   te­röre  tepkinin sözde  kalmasından derin üzüntü     duymaktadır.Sınırını  koruyamaz  duruma  düşürülen devletin altı  oyulmaktadır.Anaya­sa  değişiklisinin gizlilik içinde  yürütülmesi,iktidarın  bildiği­ni   okuyacağını,sıkmabaş hedeflenerek  bu  yola  gidildiğini   açıklaması kaygıları       artırmıştır..

Anayasa  profesörü   E.Özbudun beğenilmese  de  emek vermiş, bir metinin hazırlanmasına  Başkanlık  yapmıştır.Birlikte  çalıştıklarını   lâik Atatürk Cumhuriyeti  karşıtlarından seçmesi, iktidarın siparişine, amaına uygun bir taslak hazırlamayı içine sindirdiğini  göstermektedir.Kuralların son  biçimiyle TBMM*ne sunulmasına kadar  konunun-iktidarın amacı dışında-ciddiye alınıp önemsen­mesini  uygun bulmamaktayız..

Her yazısında  yansız   olduğunu    ileri   sürüp yandaşlıktan ve  katılıktan kurtulamayan bir köşetaşı hukukçuluk  taslayarak sürekli   saptırıyor.Bilgi  yoksunluğunu yansıtan iktidar yanlısı yazılarıyla   tepki  uyandırıyor."Dinci   darbe  tehlikesi   olmadığını”  ileri   süren siyasal kahinler türedi,  En  azından Anayasa darbesi    hazır.

NELER NELER

Vahdetinin vatan haini olmadığı. TBMM kararına   karşın saylandıktan sonra  şimdilerde Derviş Vahdetiyi   aklama  çabalarına  rastlanmaktadır. MHP zorunlu din derslerini savunarak  iktidara  desteğini sürdürmektir. .Sıkmabaşlıların, eşlerinin kayırılması  sürmekte, liyakat yerine  tarikat bağı  aranarak,bıyıklar göre  yakınlık kurularak memurlar bekleme  odalarında  tutulmaktadır. Dinsel söylemler artmakta  televizyon izlenceleri  kınanacak içeriklerle  başıboşluğun boyutlarını  ortaya  koymaktadır.

Türkiye'nin Washington Büyükelçisi   Nabi   Şensoy,  Fethullah" çıların  .ABD Başkanı Busha  övgüler yağdırılan iftar yemeğine   katılmıştır.

Başbakanın kınanacak konuşmalarını    eleştirecek yerde,haklı yanıtlar  vererek görevlerinin gereğini yerine getiren yargıyı ve üniversiteyi sorumlu tutmaya çalışan aklı evveller ve ”Saygısız anlatımlarla yargıya ders vermeye,akıl öğretmeye kalkışan kimi dönekler,bireylerin amaçlı çıkışlarını bırakıp devleti suç­layan malum yazarlar, bunları doyuran patronlar var.

 

 
YENİ DÖNEM Yazdır E-posta
Cuma, 30 Kasım 2007
Gerçekte ve aslında yeni bir şey yok. Kim olduğu,nerden ve nasıl geldiği bilinen insanların yeni bir görev üstlenmesi yenilik sayılıyor.Oysa yenilenme biçimsel bir olgu çizgisinden öteye gitmiyor.Yineleme(tekrar)den başka bir şey yok.Ülkemizin gerçek yenilenme tarihi 1923tür.1950 de biçimsel bir yenilenme­dir. Yılların CHP ileri gelenleri DP adıyla sahneye çıkınca yeni­lenme sanıldı ve aldanıldı. Kişiler söylem ve eylem uygunluğu, tu­tum ve davranış biçimi ve yaşam düzeniyle kendi düzeylerini kanıtlar. İkilemlerle, içte şöyle, dışta böyle zikzaklarla ancak kişiliksizlik ve tutarsızlık sergilerler. Bir kimseyi, yine biçimsel bir gereği yerine getirmek sayılan andiçme de yenilemez. Düşünce yapısı, duygusal durumu, eğitimi, deneyimi, önceki yaptıkları birden ve bir andla değişmez. Dışarıya karşı okunan and, kendi içlerinde "Yasal ve biçimsel zorunluluk, bunu yapmazsak asıl yapacaklarımı­zı yapmak olanağını kaçırırız, yapamayız, siz söze değil, öze bakı­nız denilerek savunulamaz mı? Yıllarca lâikliğe karşı çıkmış kim­senin, lâiklik üzerine andiçmesi inandırabilir mi,  güven verir mi? Laiklik uygulamasını kendine göre tanımlayan(târif eden)eden ki­şinin bu anayasal ve yaşamsal ilkeyi koruması, uygulaması, bu ilke ye uyumu konusunda haklı kuşkular doğmaz mı? Laikliğin yeni tanıma gereksinimi yok. Özel yaşama karışan da yok. Önemli olan kamusal yaşamdır. Kimsenin kendi anlayışı, hukukun yargının anlayışın­dan üstün ve öncelikli değildir. Kişisel tercihlere değil, yargının kararma uyulacaktır. Yeni Cumhurbaşkanı seçimiyle yeni bir dönem başlamıştır. Neler olacağını izleyip göreceğiz. Yeni olan, dönemdir.GİRİŞİMLER İşte Anayasa değişiklik tasarısından sızdırılanlar. Atatürk ilkeleri,  Kurtuluş ve Kuruluş felsefesinin kaynağı ve açılımı iken dışlanıyor. Bu ilkelerden kim, ne zarar görmüş eğitimde gözardı edilmesi, Osmanlı tebaası ümmetçi, dinci, eyyamcı, kaderci, ırkçı, faşist, millî görüşçü vb. yetişmesine yaramaz mı? Cumhuriyetin yurttaşı yetiştirmek görevi savsaklanmayacak mı? Günümüz gericileri ve lâik cumhuriyet karşıtları eğitimdeki bozuklukların ve boş­lukların ürünü değil mi? Bunlar az mı geliyor?  Cumhurbaşkanı se­çimini, işgalci ve terörist ABD ile çıkarcı ABnin sevinçle karşılaması ne umup ne bulduklarının kanıtıdır. Bunlar sevinirse bizim üzülmemiz yanlış mı olur?Anayasal ve yasal tanımların uyulması zorunlu kuralları, ilkelerdir. Bağlayıcılık işlemler içindir, özel yaşam için koşulludur. Herkesin “Cumhurbaşkanım, benim cumhurbaşkanım” demesi zorunluluğu yoktur ve istenemez. Ben Anayasa Mahkemesi Kuruluş Yıldönemi Törenlerindeki açış konuşmalarımda hep  "'Sayın Cumhurbaşkanı” dedim.   "Im” ekini koyarak kişiselleştirmedim. Anamuhalefet liderinin "Karanlığa giriyoruz„sözü duyarlık çağrısı olarak algılanmalıdır.  Karşı devrimciler amaçlarına ulaşmaktadır.Ayrıntıda tartışılacak olan Anayasa Derişiklik Taslağı, anamuhalefetin Anayasa Mahkemesinde dâva açmasını milletvekili sayısına banlaması, Mahkemeye üyelerinin önemli bir bölümünü yasama organının seçmesi, önemli kararların nitelikli çoğunlukla alınması zorunluluğu önerileriyle sakattır, yanlıştır, sakıncalıdır. Demokrasi iktidar partisi çoğunluğunun diktasına olarak ve­ren sözde bir düzen değildir. Anayasanın 2.maddesini geçersiz kılacak ilgili kural değişiklikleri de ağır hata olur.  İktidarın özellikle önceki dönem yetkililerince açıklanan gerici ve tutu­cu görüşleri, hazırlıkların danışıklı dövüş biçiminde liderlerin isteği, partinin eğilimi doğrultusunda olduğu izlenimini vermektedir. Bundan yüreklenin DTP liler Anayasanın değiştirilmesi önerilemez ilk dört maddesinin değiştirilmesini istiyorlar. Acaba ih­tilâl mi istiyor, bekliyorlar?Bilimadamı olanlar 1970’den başlayarak sözü edilip 1985’ lerde yaygınlaştırılıp yaygarası koparılan sıkmabaşm niçin kullanıldığı,amacının ne olduğunu bilmezler mi? Özgürlük kavramının dinsel amaçla sömürülmesine*demokrasinin yozlaşmasına gözlerini iktidar hevesiyle kapatan profesörler,lâikliği suçlayan öğretim üyeleri yapay lâik,sözde bilim adamıdır.Rejim bu gidişle gerçek­ten tersine çevriliyordun uygun tanımı gazeteci Cüneyt Arcayürek yaptı: Özde  İslam,sözde  laik..Aydınları, siyasetçileri güven vermeyen ülkede kime, neye, nasıl güvenilecek. Asıl yıkım budur. Önceki ve yeni Cumhurbaşkanının gidiş ve gelişlerine ilişkin yazılar aydın sanılanların ne olduklarını daha iyi göstermiştir.
 
OPERASYON Yazdır E-posta
Cuma, 23 Kasım 2007
Başbakan olmadan önce de ABD*ne gidip gelen Recep Tayyip Erdoğan her seferinde görüşmelerin olumlu geçtiğini,başarıyla döndüğünü ileri sürer,şakşakçılarının yazıları ve konuşmalarıyla okşandıkça kendisini gerçek bir devlet adamı sayarak şişinirdi.5 Kasım 2007 görüşmeleri de böyle olmuştur.  Anamuhalefet­le yavru muhalefetin eleştirilerinin ortasında bir çizgide bulunulduğu anlaşılmaktadır.Yanında iki Bakan ile Genelkurmay İkinci Başkanı’nın bulunmasından başka hiçbir değişiklik olmayan Bush’a yaptığı görüşmenin Tarihî’  olarak nitelendirilmesi,devlet medyası durumuna gelen kanal ve basının zorlama bir nitelendirmesidir.İleri  görüşlü  bir yönetim,teröre karşı tüm önlemleri  alır, operasyon için TBMM kararını  çıkartır ve hemen gereğini  yapardı. 0 zaman ABD'nden ya  da  başka  yerlerden olur almaya  da  gerek kalmazdı.Meclis kararı  öncesi yürütülen diplomatik çabalar olumsuzsa karar alıp yerine getirememektense  karar almama  yolu yeğlenir, temaslar olumlu  sonuçlanırsa karar alınıp hemen yerine getirile­rek TBMM' nin ve Devletin saygınlığı korunurdu. Şimdi  TBMM kararı­nın yerine getirilmesi   Bushun iki  dudağının arasına  bırakıldı. Bu  durum,bir anlamda  TBMM kararının Bush'un onayına  bağlı  tutul­ması demektir.Elbet  operasyon çocuk oyunu  değildir.Yapılmasının yararı zararı çok iyi  düşünülecektir. Koşullar, zaman, dış  destek vb. Ancak yapılamayacak  şeyi  hiç  söylememek gerekir.RTE m Bush'la  görüşmesinden sonra  mutlu  olduğunu  söyleyip ulusal Basın Kulübü1nde operasyon aşamasında  olunduğunu  açıklaması birbiriyle uyuşmamak tadır.Çünkü  Bush,operasyondan hep uzak durmuştur.Üçlü mekanizma, operasyonun    buzdolabına  konulmasıdır.Ayrıca,"Güneydoğu’da  operasyonların hızla  sürdüğü,,  açıklaması  sonuçlarına  ilişkin doyurucu ve mutluluk verici  bilgileri  gerekli kılmaktadır. Ülkemiz  içinden sürdürülen saldırılar (6 Kasım Tunceli olayı) yuvalanmayı, "gece silâhlı,gündüz külahlı„deyişini doğrulayan hainliği,amacın demokrasi,eşitlik vs. olmayıp toprak almak, ayrı devlet kurmak ol­duğunu bir kez daha göstermiştir.Bush-Erdoğan zirvesinden çok önemli kararlar çıktığını söyleyerek halkı aldatmanın hiçbir an­lamı yoktur."Stratejik ortak„ sakızının hiçbir yararı görülmemiş­tir.İstihbarat katkısı,PKK kamplarının üzerinde ABD keşif uçaklarının dolaşması, PKK bürolarının kapatılması,göstermelik,"Dostlar alışverişte görsün,, türü davranışlardır .ABD, Iraktaki varlığının güvencesi saydığı Kürt gruplarla Türkiye ye karşı koz olarak koruyup desteklediği PKK1dan vazgeçmemektedir.BOP açılımını bu kollarla yürütmeyi düşünmektedir. ‘Ortak mücadele’  lafta kalmaktadır.
 
Onu sevmek için adam olmak yeter!.. Yazdır E-posta
Cuma, 16 Kasım 2007
Ülkemizi emperyalist dış güçlerle, işbirlikçi yönetimin kötülüklerinden kurtaran, Müdafaa-i Hukuk ruhu ve Kuva-yı Milliye ateşinin zafere ulaştırdığı Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla her alanda tam bağımsızlığı, özgürlüğü, ulusal egemenliği ve aydınlanmayı amaçlayan; savaşların kartalı, barışın güvercini Gazi Mustafa Kemal Atatürk; tüm ulusal varlıklarımızın ve değerlerimizin simgesi, Türkiye aydınlanmasının kaynağı, Türkiye’mizle özdeşleşerek kurumlaşan ilkeler anıtıdır. Ölüm-kalım savaşını kazanarak bize yurdu armağan eden, yoktan var ettiği ulusumuzu ümmet karanlığından çıkaran, aklın ve bilimin egemenliğini benimseyen laik Türkiye Cumhuriyeti’ ni kuran, ilkelerinin temelini oluşturduğu Türk Devrimi’yle sonsuza değin bağımsız yaşama gerekleriyle donatan üstün nitelikli evrensel bir kişidir. Askerlikten siyasete, eğitimden ekonomiye, sanattan spora her alanda gerçekleştirdiği atılımlarla çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkardığı toplumsal yapımızın mimarı, ahlâkı, adaleti, eşitliği, devingenliği özetleyen önderimizdir. Demokrasiyi cumhuriyetle yaşama geçiren, tutsak uluslara örnek çabalarıyla dünyanın beğenisini toplayan en büyük Türk, en çağdaş milliyetçi, insanlık ülküsünün en içtenlikli ve en yürekli savunucusudur.İnsanımızı kula kul olmaktan kurtarmış, İslamiyet’ in bayraktarlığını yapan Türk Ulusu’ na katkılarıyla Müslümanlığa en büyük yararı dokunmuştur. Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar savaşlarıyla kutsal toprakların yabancıların eline geçmesini önlemiş, soy ve inanç ayrımı gözetmeksizin ulusun öğesi olan bireylerin tüm özgürlüklerini kullanmalarını sağlamıştır. Varlık nedenimiz, yaşam felsefemiz ilkeleriyle övüncümüz, kıvancımız, onurumuzdur. O’nun buyruklarını, önerilerini ve özlemlerini yerine getirmek bu topraklarda yaşayan herkesin insanlık ve yurttaşlık borcudur. ****Ne mutlu Türküm diyene!” özdeyişinin engin anlamı, insancıl yaklaşımı, savaşarak ölen Anzaklar’ın topraklarımızda gömülü olmaları nedeniyle evlatlarımız sayılmasına ilişkin güzel sözleri hepimizi gönendiren yüceliğinin kanıtlarından kimileridir. Yapısı, karakteri, anlayışı, yaşamı ve eserleriyle hepimiz için tanımsız bir örnek olan Atatürk’ü önder ve öncü olduğu, etkisi ve katkısı bulunduğu olaylarla birlikte günümüzün sisli ortamında bir kez daha ayrıntılarıyla topluma sunan Sayın Osman Oy’ un yapıtını beğeniyle karşıladım. Şeyhülislamın ölüm fetvasına, Padişah-Halife’ nin idam fermanına aldırmadan ulusunun başına geçip tüm güçlükleri, isyanları ve ihanetleri göğüsleyerek dünyanın “imkansız!” dediği Türk mucizesini başaran Mustafa Kemal, her yönüyle insanlığı renklendiren unutulması olanaksız kişilerden biridir. “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Ulusu denir.” sözüyle hiçbir ayrım gözetmeden tüm yurttaşları birleştirmesi, “Yurtta barış, dünyada barış” özdeyişiyle barışçılığın evrensel boyutlarını belirtmesi, “Yaşamda en gerçek yolgösterici bilimdir” vurgulamasıyla akla, bilgiye, çalışmaya, ahlak ve adalete gönderme yapması hepimizi derinden düşündürmeli, özellikle soy ve inanç ayrımıyla devletimizin Tek’liğine, ülkemizin Tüm’lüğüne, ulusumuzun Bir’liğine yönelik terör eylemli bölücülük ve yıkıcılık çılgınlıklarının köktendinci, laiklik karşıtı gercililik kalkışmalarıyla tırmandığı günümüzde ulusumuz için bir ışık olarak algılanmalıdır.****Beynimizi ışıklandıran, yüreğimizi sıcak tutan sevgisi ve saygısıyla içtenlikli bağlılığımız, gerçek onurumuz, çocukları olmakla duyduğumuz haklı gurur özbenliğimizi dokuyan özgücümüzdür. Soylu yaşamı, ulusumuz için verdiği uğraşlarla öğrettiği dersler bin kez daha kucaklayıp her zaman birlikte olmamızı sağlamaktadır. Atatürk’ümüzü anıyor, arıyor ve özlüyoruz... AB dayatmaları, ABD baskıları, düşünce-inanç sömürüsü, ayrılıkçı ve bölücü terör, insan hakları ve demokrasinin kötüye kullanılması, ılımlı İslam devleti çabalarıyla birer birer düşürülmeye çalışılan kaleleri ancak Atatürkçülükle koruyabiliriz. Atatürk’le birlikte olmak; Atatürk’te anlaşmak, Atatürk’te birleşmek, Atatürk’te büyümek, Atatürk’te çoğalmak, Atatürk’te güçlenmek ve Atatürk’le yücelmektir. O’nu anlamak, değerini bilmek, sevmek ve saymak için insan olmak, insaflı olmak, adam olmak yeter.
Gözlem’in değerli okurlarına bir kez daha yinelemekle mutluyum: Türkiye Atatürk’tür, Atatürk Türkiye’dir!
Ne mutlu Atatürk’ü olanlara ve Atatürkçü olanlara...
 
DTPliler de takiyye yapıyor Yazdır E-posta
Cumartesi, 10 Kasım 2007

Ülkemizde akıl almaz olaylar hızla artıyor. Suç konusu davranış çirkinliklerini gazetelerde okuyoruz. Her tür vahşet, saldırganlık, yamyamlığa uzanan bozulma, çözülme ve ahlak çöküntüsü...
Siyasetin güven vermez dalgalanmaları, ödünler, anlamsız hoşgörüler, sansürler, haksızlık ve adeletsizlikler, yolsuzluklar neler neler... Toplumsal doku bozukluğunun belirtisi olmayı aşan kötülükler... Gereksiz af yasaları, kendilerini kurtarma amaçlı hukuk oyunları, sakıncalı yasa değişiklikleri, yenileme ve iyileştirme adı altında kötüleştirme. AB’ye uyum özentisiyle karmaşa. Aykırılıkları kanıksayan, tepkisiz bir toplum.

Bunlar kötü gidişin arka sıralarında yaşanıyor. Ön sıralarda daha sakıncalıları var. Anayasa’nın 80. maddesine göre TBMM üyeleri yalnız seçildikleri bölgeyi ya da kendilerini seçenleri değil, tüm ulusu temsil eder. Anayasa’nın 81. maddesindeki milletvekili andında da “Devletin varlığını ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağıma... demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma... ve Anayasa’ya sadakattan ayrılmayacağıma büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim” açıklığı vardır. Ayrıca Anayasa’nın 76. maddesi milletvekili seçilecek olanın Türk olduğunu belirler, 68. maddesi siyasal partilerin kaçınması gereken durumları, 69. maddesi de aykırılıkların yaptırımını öngörür. Milletvekillerinin üye olarak katıldıkları yapının adı da Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir.

****

Kimi partilerin milletvekilleri Anayasa’ya aykırı tutum ve davranışlarıyla 2820 no.lu Siyasal Partiler Yasası’nın 78 ve sonraki maddelerinin uygulanmasına neden olabilecek durumlar içindedir. Şeriat düzeni özleyenler, ayrı devlet, ayrı ulus savıyla teröre yandaş olanlar izlenmektedir. DTP milletvekillerinden kimileri devletin, yasama organının, kendi seçilme koşulunun bilincinden yoksunlukla Anayasa değişiklikleri nedeniyle “Eğer yeniden Türk etnisitesine dönük bir tanım yapılırsa, bu bizim için Anayasa’nın tümden reddine bir gerekçedir” diyebilmekte, ayrılıkçı istemlerde bulunmakta, daha kötüsü “Birileri istiyor diye PKK’ya terörist diyemeyiz” yanıtını vermekte, daha da ileri giderek “Kendi halkımıza küfredemeyiz” diyerek halkının tümünü terörist göstermekte ve ayrılıkçılığı tırmandırmaktadır.

Bu sözleri edenler TBMM üyesi ve Türk milletvekili olamazlar. Nerdeyse “Türk” ve “Türkiye” sözcüklerini Anayasa’dan, yasalardan, kurum ve kuruluşların adlarından çıkartacaklar.
Yukarıya alınan kimi sözlerin andlarıyla bağdaşması olanaksızdır. Demek ki inanarak and içmemişler, içtenlikli değiller, dinciler gibi takiyye yapmışlar. Bu ölçüde açık aykırılık ve sapma, başka türlü nitelendirilemez. Bu düşüncede olanların Meclis’te bulunmaması gerekir. Bu sözlerin düşünce özgürlüğüyle hiçbir ilgisi yoktur. Tam bir karşıtlıktır. Ne yazık ki destekçileri de Türkiye Barışı Toplantısı adıyla devleti suçlayıp terör örgütünü haklı gösterme aymazlığını sürdürüyor. Olanlar insanımıza, Türkiye’mize oluyor. Amaçlı yapay sorunları “Kürt realitesi” olarak gündeme taşımak ve “AB yolu Diyarbakır’dan geçer” diyerek seçmene selam yollamak kimilerini şımarttı ve azdırdı. Diyarbakır Belediye Başkanı Türk ilini kendi kalesi sanıyor ve devlete savaş önerebiliyor. Patlayıcılar başkente kadar ulaşabiliyor.
Yazık, çok yazık...

 
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 136 - 144 Toplam: 165
Köylerimiz
Akoluk
Akoluk
Alisar
Alisar
Alci
Alci
Döviz Kuru(TCMB)
USD Alış1.5033 YTL
USD Satış1.5106 YTL
EURO Alış1.9179 YTL
EURO Satış1.9272 YTL
Foruma Son Eklenenler
Toplam Ziyaretçi
59262867
Son 5 İlan


 
= Resimli
 
 
 
cheap software downloads
Adobe photoshop oem softwarebuy adobe photoshopcheap oem store
cheap software
adobe,corel,microsoftcheap cigarettes
oem software