TÜRKİYE’DE KÖY ENSTİTÜLERİ-3

Ekleyen admin on May 5th, 2012 kategori : Dr. Niyazi Altunya. Bu kayit icin herhangi bir yanit takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yorumlar kapalidir.

Öğrencilerin Eğitime ve Yönetime Katılımı

Köy enstitüsü eğitim anlayışını başka kurumlardan ayıran çok önemli bir özellik de öğrenci katılımıdır. Öğrenci hem ders gibi sınırlı etkinliklerde, hem tarım iş ve üretim etkinliklerinde, hem de kurumun yönetiminde katılımcıdır. Enstitülerde eğitime ve yönetime katılım, hem bir yetki hem de bir ödevdir. Öğrenci, derslerde pasif bir dinleyici değil, söze karışan, hazırladığı dersi sunan, derse katkıda bulunan bir öznedir. Öğrenci, serbest seçimle oluşturulan okul ve sınıf yönetimine de katılır; yönetir ya da yönetenleri eleştirir, değerlendirir. Her hafta sonu yapılan genel toplantıda bir haftalık etkinliklerde gördüğü eksiklikleri dile getirir, sorgular, başarılı olanları takdir eden sırası gelince kendisi de eleştirir, hesap verir.

Enstitülerde bir diğer katılım biçimi de enstitünün her bakımdan imarına katılmadır. Enstitüde herkes yaşına, gücüne ve sağlık durumuna göre okulun inşaatında, çevrenin düzenlenmesinde, tarım alanlarında yapılan çalışmalarda katılımcıdır ve bu işleri öğrenmek zorundadır. Böylece katılım bir ödev ve sorumluluk olmaktadır. İşe ve üretime katılım bu kadarla da sınırlı değildir. Her enstitü, bir öğretmen ve usta öğreticinin rehberliğinde oluşturduğu 30-40 kişilik ekiplerle yeni kurulan enstitülerin, çevredeki köy okullarının yapım ve imarına koşar. Çevrede sel, deprem, yol yapımı, hasat gibi işlerde zor durumda kalan köylülere yardım eder. Örneğin, 1943 Adapazarı depreminden sonra, oraya yakın Arifiye Köy Enstitüsü, mağdur öğretmenlere ev yapmıştır. Bu katılımlı etkinlikler sayesinde öğrencilerde sorumluluk duygusu, yardımlaşma ve ahlaksal değerleri benimseme gibi olumlu davranışlar geliştirilmiştir.

Enstitü Mezunlarının Hakları

Köy enstitülerini bitiren öğretmen ve sağlık memurlarının ilk aylıkları 20 lira idi. Bu miktar, aynı yıllarda başka kaynaklardan yetişenlerin aldıklarının yarısı kadardı. Aradaki fark, hazine arazisinden öğretmen ve sağlık memurlarının yararlanması için ayrılan toprağın ve kendilerine enstitü tarafından verilen iyi cins üretim hayvanı, at, at arabası, çeşitli alet ve üretim araçları ile kapatılacaktı. Mezunlar bu arazileri ve hayvanları köylülere örnek olabilecek biçimde işleyip ve ürünlerinden yararlanacaklardı. Bu yolla onlar köylere daha sıkı bağlanmış olacaklardı. Üretim için gerekli becerilerin çoğunu, öğrencilikleri sırasında kazanmışlardı. Bilgi ve beceri eksikliklerini gidermek, yeni üretim ve öğretim tekniklerini öğrenmelerini sağlamak için mezun oldukları enstitü kendilerine yardım edecek ve onları izleyecekti.

Köy Enstitülerine Yönelik Eleştiriler

Köy Enstitüsü sistemi, kurulduğu yıllarda da, daha sonra da çok eleştirildi. Eleştirilerin bir bölümü teknik, önemli bir bölümü de siyasal nedenlere ve dünya görüşlerine dayanıyordu. Teknik nedenli eleştiriler; öğretmen adayına inşaat ve üretim yaptırmanın gereksizliği, bu yüzden adayların genel kültür ve pedagojik formasyon yönünden yetersiz kaldıkları noktasında idi. Zaten öğretmen köyde hem öğretmenlik, hem üretim yapamaz, üretim yönünden örnek olamazdı.

Bilgi eksiği yönünden eleştirilerin, kuruluş yılları için bir ölçüde geçerliliği vardı. Çünkü ilk yıllarda inşaat ve imar işlerine zorunlu olarak biraz daha fazla zaman ayrılmıştı. Ama bu durum geçici idi. Buna karşılık enstitü mezunu öğretmen ve sağlık memuru köyde tutunabileceği becerilerle donatılmış olarak gönderiliyordu. Eski öğretmen ve memurlar köyde tutunamıyor, kente atanmanın yollarını arıyordu. Köye yararlı “diğer meslek erbabı” çeşidi çoğaldıkça öğretmenin gücü artacak, yükü hafifleyecekti. Deneme süreci birçok eksiği de ortaya koyacaktı.

Dünya görüşüne dayalı, çoğu siyasal nedenlerle yapılan eleştiriler aslında temelsizdi. Bunlar örneğin, enstitülerde kız ve erkek öğrencilerin aynı yatakhanelerde yatırıldıkları, enstitülerin komünizmi yaymak için kurulduğu vs. uydurma gerçeklere dayanıyordu ya da cehalete dayalı eleştirilerdi. Birçok yerli ve yabancı gözlemciye göre, köy enstitüleri karma eğitimi en sağlıklı yürüten kuruluşlardı.

Tek parti yönetiminin solculara göz açtırmadığı bir dönemde komünizm eğitimi yapılması ise akla uygun değildir. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bizzat kendisi tüm enstitüleri defalarca denetlemiştir. Enstitüleri kurup yönetenler arasında da komünizme eğilimli olan bulunmuyordu.

Enstitüleri eleştirenler arasında, kıskançlar da vardı. Çünkü, enstitüler kısa sürede bazılarının ummadığı kadar başarılı, gözde kurumlar oldu. Vaktiyle oralarda görev almak istemeyenler sonra yanıldıklarını kabul edemeyip eleştirenler cephesine geçmiştir. Onlar eleştirilerini “teknik” gerekçelere dayandıranlar arasına katılıyordu. Bunlardan bazılarına göre enstitü düşüncesi özgün değildi. Batılı eğitimcilerden alınmıştı. Enstitülerin kurulmasında elbette bu doğru değildi. Tüm dünyada gelişen çağdaş eğitim bilimlerinin verilerinden yararlanıldı, ama kurgu ve uygulama tümüyle Türk eğitimcilerinin eseriydi.

(Sürecek)

 

 

 

Yoruma Kapalidir.

Son Yorumlar

Arsivdekiler

''Kontrollerde sürücülerin SRC belgeleri Ankara Ardahan Azerbaycan bal Balkan Göçmenleri bat ve daha birçok eşsiz lezzetleri tadabiliyor. Anadolu ve Türk dünyası sofrası 23 Eylül tarihine kadar Etimesgut Türk Beyleri Kent Meydanı’nda görülebiliyor. Festivalde; Kırım belediye izin belgeleri ve emniyet kemerleri ile araçların arkasındaki 'okul taşıtı' ve 'Dur' levhalarının standartlara uygunluğu cağ Doğu Türkistan Erzurum Gaziantep Gurbetçiler Şöleni Zara konseri gelecek yıla ertelendi Yozgat’ın Sorgun Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Gurbetçiler Şöleni bu yıl 3. kez ertelendi. Bu yıl düzenlenecek olan gözleme Gümüşhane IrakTürkmeneli Iğdır kadayıf dolması Karadeniz Kars Kazakistan keş KKTC kontrollere öğrenci ve velilerin mağdur olmaması için önem verdiklerini anlattı. 9. Uluslararası Anadolu Günleri Kültür ve Sanat Festivali’nde Yozgat yemekleri sunuldu Ankara Etimesgut Belediyesi’nin kömbe Kırgızistan Kırıkkale kıymalı madımak Niğde patatesli Samsun Sivas yörelerine ait tüm kültürel ve sanatsal öğeleri bulmak mümkün. Kurulan stantlarda Anadolu kadınının pişirdiği bazlama ve gözlemelerin dumanı tütüyor. Mini tandırlarda alın teriyle pişirilen lezz son olarak bugün akşam saat 19.00’da mehter gösterisiyle başlayacaktı. Ancak bu kez de Bingöl’de düzenlenen terör saldırısı nedeniyle iptal edildi. Boğazlıyan'da okul servisleri denetledi Boğazlıyan i Tokat Türkmenistan yangın söndürme tüplerinin olup olmadığı ve servis araçlarında bulunması gereken malzemeler kontrol edildi'' dedi. Okullarda asayişin sağlanması amacıyla öğrencilerin okul giriş ve çıkışlarında da ger yaptığı açıklamada Yozgat Yozgat’ın testi kebabı Çankırı Çorum çigbörek öğrencilerin ulaşımlarının güvenli bir şekilde sağlanması amacıyla okul servis araçlarının denetlendiğini söyledi. Tepe ıspanaklı çeşit çeşit gözlemeler vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Tokat’ın geleneksel batı ve cevizli sucuğu