Kerkenes Harabeleri

Ekleyen admin on May 19th, 2011 kategori : Kerkenes. Bu kayit icin herhangi bir yanit takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yorumlar kapalidir.

Spread the love

KERKENES’TE KAZI ÇALIŞMALARI

Kazı çalışmaları hakkında bilgilerine başvurduğumuz Kerkenes Araştırmaları Başkanı D. Geoffery SUMMERS ile Afyon Müzesi Uzmanı ve 2002 yılı Bakanlık Temsilcisi Mevlüt ÜYÜMEZ tarafından şu açıklamalar yapıldı:

Ãœyümez;”10. yılına giren kazı çalışmaları, daha önceleri Yozgat Müze Müdürlüğü ile katılımlı olarak yapılırdı. Bu yıl bu çalışmalara son verilerek, ilk kez Bakanlar Kurulu Kararı ile kazı izni alındı ve bu çerçevede kazı çalışmalarına baÅŸlanıldı”dedi.ker1.jpg

Bu yıl beÅŸ içinde ayrı yerlerde yapılan kazılarla ilgili olarak da ÃœYÃœMEZ ” Bunlar Kapadokya Kapısı ve SavaÅŸ Yapı Kompleksi’ nde olmuÅŸtur. Ä°ki sezon halinde yapılan çalışmaların ilk bölümü bu yılın Mayıs ayında 3 haftalık bir periyotta yapılmış olup, ikinci sezon ise 13 Haziran’ da baÅŸlayarak 25 AÄŸustos’ a kadar devam etti.”

Çalışmalara yerli ve yabancı 30 kadar bilim adamının katıldığını vurgulayan ÃœYÃœMEZ; “Her yıl olduÄŸu gibi, bu yıl da yapılan çalışmalar KERKENES NEWS (Kerkenes’ ten Haberler) olarak broşür ÅŸeklinde yayınlanacaktır” diyerek 2001 yılında yayınlanan Kerkenes News 4-2001 broşürüyle ilgili bilgiler de verdi.

Yüzeyin Altında

‘EÄŸer altı ay boyunca yedi genç kız yedi paspasla süpürselerdi,’ diye sordu Deniz Ayısı, ‘sence burayı temizleyebilirler miydi?’ ‘Sanmam’, diye cevapladı Marangoz, ve gözünden bir damla yaÅŸ aktı.’
(Lewis Carroll, Aynanın İçinden)

Kerkenes’de yetmiÅŸ genç kız elli yıl boyunca süpürge sallasa bu büyük, yanmış ve terkedilmiÅŸ Demir Çağı kentinin ancak çok küçük bir kısmını ortaya çıkarabilirlerdi. Fakat duvar ve tabanları ortaya çıkarmak, aynı zamanda ÅŸehirde yaÅŸanan son yıkımın izlerini de ortadan kaldırmak anlamına geliyor; kapalı ve açık alanları dolduran, erozyon ve tünel kazan hayvanların yoketmediÄŸi yanmış döküntüler arasında, aynı zamanda keramik kaplar, aletler, süs objeleri, yiyecek ve hayvan yemi kalıntıları ile eski çaÄŸlardan kalma kene, pire ve böcekler de bulunuyor. Üçüncü binyılın başında arkeoloji bilimi de yüksek standartlar ile daha da yüksek beklentileri barındırır hale geldi. ‘Her türlü kazı, yok etmektir’ sözü artık eskidi; ‘%100 kurtarma ve saklama’ ise ne 25m2 ne de 2.5km2 için gerçekleÅŸtirilmesi mümkün bir ideal. Her ÅŸey elenmeli, sınıflandırılmalı, numaralanmalı, yeri belirlenerek etiketlenmeli, torbalanmalı ya da kutulanmalı ve nihayet bir gün incelenmeli. Bu gerçekten yola çıkan Kerkenes Projesi uzaktan algılama yöntemlerine odaklandı: Yani, yüzeydeki kalıntıları, tüm yerleÅŸim alanını kapsayan balon fotoÄŸrafları ve GPS mikro-topografya verileri ile belgelemek ve yüzeyin altında ne kaldığını görmek için de jeofiziksel uygulamalardan ve bu yöntemlerle ilgili olarak son yıllarda gerçekleÅŸen geliÅŸmelerden yararlanmak. Jeofiziksel yüzey araÅŸtırması, üzeri örtülü kalıntılara hiç dokunmadan, bunlar hakkında, son derece detaylı bilgiler verebilmekte ve böylelikle iki büyük avantaj saÄŸlamaktadır: Büyük alanların detaylı planlarının kazı zahmetine girmeden hazırlanması ve sınırlı kazı çalışmalarının pek çok soruyu cevaplayacağı nokta-ların kesin olarak belirlenmesi mümkün olmaktadır.

Kerkenes’de 2001 yılında Geoscan fluxgate gradyometresi ile yürütülen yüzey araÅŸtırması kapsamında bu yıl, ÅŸehrin orta kesiminde kuzey-güney doÄŸrultusunda uzanan büyük bir alandaki çalışmalar tamamlanmıştır (Şekil 4 ve 5). Şehrin yüksek güney sırtlarında yer alan büyük kamu yapısı grupları ile aÅŸağı kısımları baÄŸlayan bu merkezi bölgede yine aynı alanları iliÅŸkilendiren iki ana cadde de yer almaktadır. 2001 yılı yüzey araÅŸtırmasının büyük bölümü, veri toplanmasının çok daha yavaÅŸ gerçekleÅŸtiÄŸi dik ve zorlu yamaçlarda odaklanmıştır. Tüm olumsuzluklara raÄŸmen, sık sık kesintiye uÄŸrayan köy elektriÄŸinin cihazın bataryasını tamamen ÅŸarj edecek güçte olduÄŸu dönemlerde günde bir hektar ortalamasına eriÅŸmek mümkün olmuÅŸtur. Projenin bu bölümü, Kerkenes’de elde edilen jeomanyetik verilerin GIS yazılımlarıyla entegrasyonu üzerinde bir tez yazarak Haziran ayında ODTÃœ Arkeometri Anabilim Dalı’nda yüksek lisans eÄŸitimini tamamlayan Nahide Aydın tarafından yürütülmektedir.

Önemli bir başka başarı, direnç yüzey araştırmalarından yararlanarak bazı dikmeli salonlarda bulunan taş dikme kaidelerinin yerlerinin belirlenmesi olmuştur (Şekil 6). Fakat Haziran ayı sonunda zeminin sertleşmesi nedeniyle, en sert yerli çelikten yapılmış probların (ölçüm uçlarının) bile sürekli kırılması ve yüzeye batışlarının çok güçleşmesi sonucu deneyler mecburen gelecek yılın baharına ertelenmiştir.

Kerkenes’de yeni geliÅŸen teknolojilerin deneysel uygulamalarını sürdüren Harald von der Osten-Woldenburg, elektrik iletkenliÄŸi ile son derece öğretici deneyler yapmıştır (Şekil 8). Gradyometreden elde edilen verilerle karşılaÅŸtırılan etkileyici sonuçlar, Harald’ın arkeolojide karşılaÅŸtırmalı jeofiziksel yöntemler üzerine hazırladığı doktora tezinin de bir bölümünü oluÅŸturacaktır.

Gradyometre ile yapılan yüzey araştırmasının aksine, iletkenlik verileri büyük kapasiteli bilgisayarlarda ve özel olarak yazılmış programlarla değerlendirilmek zorundadır. Ayrıca, veri toplama işlemi ancak engel sayısının az olduğu daha düz alanlarda pratik olmaktadırker2.jpg

Önemli bir başka başarı, direnç yüzey araştırmalarından yararlanarak bazı dikmeli salonlarda bulunan taş dikme kaidelerinin yerlerinin belirlenmesi olmuştur. Fakat Haziran ayı sonunda zeminin sertleşmesi nedeniyle, en sert yerli çelikten yapılmış probların (ölçüm uçlarının) bile sürekli kırılması ve yüzeye batışlarının çok güçleşmesi sonucu deneyler mecburen gelecek yılın baharına ertelenmiştir.

Kerkenes’de yeni geliÅŸen teknolojilerin deneysel uygulamalarını sürdüren Harald von der Osten-Woldenburg, elektrik iletkenliÄŸi ile son derece öğretici deneyler yapmıştır. Gradyometreden elde edilen verilerle karşılaÅŸtırılan etkileyici sonuçlar, Harald’ın arkeolojide karşılaÅŸtırmalı jeofiziksel yöntemler üzerine hazırladığı doktora tezinin de bir bölümünü oluÅŸturacaktır.

Gradyometre ile yapılan yüzey araştırmasının aksine, iletkenlik verileri büyük kapasiteli bilgisayarlarda ve özel olarak yazılmış programlarla değerlendirilmek zorundadır. Ayrıca, veri toplama işlemi ancak engel sayısının az olduğu daha düz alanlarda pratik olmaktadır.

Kent Dinamikler

ker3.jpgÖzel önem taşıyan bulgulardan biri megaron olabileceği düşünülen iki yapıya rastlanmasıdır. Belirleyici nitelikleri arasında beşik çatısı, yarı açık portiği ve merkezi ocağı sayılabilen megaron, Frigya ile kültürel bağı olan bir yapı tipidir. Özgün yapı adası sınırlarının kesinlikle dışında kalan bu iki yapı, boyutları 10 x 12 metreye ulaşan büyük binalardır. Bulunan bu megaronlar, şehrin, yok edildiği M. Ö. 547 yılına doğru belki de yavaş yavaş Anadolululaştığının göstergesi olabilir.

Şehrin merkezi kısmından 80 x 60 metrelik bir alanda bulunan yeraltı kalıntılarını gösteren bu resim incelenen geniş alanda sık sık rastlanan yapı tiplerine örnek oluşturabilir. Sol alt köşede arazi eğrisine paralel biçimde kıvrılan bir sokak ile orta sol kısımda ağır yangın geçirmiş bir grup görülebilir.

Orta sağ kısımda ise, aralarında bir koridor bulunan her biri 6 x 4m büyüklüğünde odalardan iki paralel sıra halinde düzenlenmiş başka bir bina bulunmaktadır. Sol taraftaki oda sırası, sağ taraftakinden daha uzundur. Depolama amacıyla kullanılmış olabilecek bu kadar fazla sayıda hücrenin aynı yapı adası içinde bulunması garip görünmektedir. Daha boş görünen sol taraftaki bir başka dikdörtgen alan içinde ise, sık rastlanan iki-odalı yapı tipine uygun bir bina bulunmaktadır.

Şehrin orta kısımlarında yürütülen jeomanyetik yüzey araÅŸtırması, geniÅŸ, açık bir kamusal alanın varlığını ortaya çıkarmıştır. Bu alanın kullanım amaçlarından biri açık pazar olabilir; ÅŸehir surları içinde bu amaçla kullanılmış olabilecek baÅŸka bir alana rastlanmamıştır. Şehrin yapay su rezervuarlarından en geniÅŸi olan Büyük Göl’ün kuzeybatısında yer alan bir kaç ana cadde bu alana teÄŸet geçmektedir. Özel bir nedenle yapılaÅŸmaya açılmamış olan bu geniÅŸ ve düzeltilmiÅŸ alan, yerleÅŸimin orta kısmında korunmuÅŸ bir bölgede yer almaktadır. Eylül ayında tamamen kuruduÄŸu dönemde Büyük Göl’ün tabanında yapılan yüzey araÅŸtırması sonucu elde edilen görüntüler, göl çukurunu çevreleyen yapay kıyıların altında kalın duvarlar bulunduÄŸunu göstermiÅŸtir.

Yine tamamen kuruduÄŸu bir dönemde belgelenen ve yüksek güney sırtlarında yer alan Sülüklü Göl’ün aksine, Büyük Göl’ün tabanında özenli bir işçilikle yapılmış taÅŸ bir kaplama tabakası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Genel planlı bir kentsel su yönetim sisteminin parçası olan bu havuz ve rezervuarlar, herhalde bir hiyerarÅŸi çerçevesinde belirlenen farklı iÅŸlevlere sahipti.

KAZI SONRASI ÇALIŞMALARI

ker6.jpg‘Saray Yapı Grubu’nun Anlaşılması
2000 yılında ‘Saray Yapı Grubu’ adı verilen alanın doÄŸu ucunda yapılan kazılar sonucu Yapı C’nin iki odasından büyüğünün tabanı üzerinde bir grup eksiksiz keramik kap ile kapak ortaya çıkarılmıştır (Şekil 10). Bu yıl Noël Siver, bu alışılmadık biçimli kapların rekonstrüksiyonunu tamamlamıştır (Şekil 11). Söz konusu buluntular arasında, iki kulplu bir küçük pithos, dış yüzünde kalın beyaz boya ile çizilmiÅŸ iki bant yer alan ve tabanı ile kulplarının da boyanmış olduÄŸu anlaşılan konik biçimli büyük bir çanak ve tek kulplu iki büyük yassı kapak yer almaktadır. Bu kaba kaplar elle yapılmış olup, pithos dışındakiler oldukça düşük bir ısıda piÅŸirilmiÅŸtir. Büyük çanağın iç yüzü ile pithos ve kapakların dış yüzleri düzeltilerek cilalanmıştır.

Aynı odada eksiksiz bir ince sürahicik (Şekil 10) ile eksik parçaları herhalde odanın kazılmayan yarısında olan benzerlerine ait parçalar bulunmuştur. Bu büyük kaplar ile kapakların kullanılış amaçları ve dolayısıyla içlerinde bulundukları odanın işlevi halen sırrını korumaktadır. Başka ipuçları sağlayabileceği düşünülerek, organik kalıntılara ait izler bulabilmek için bu kaplardan örnekler alınmıştır. Elde edilen farklı buluntular arasında ise, büyük ihtimalle ahşap kutucuklar üzerine yeleştirilmiş olan küçük kemik ve macun kakma parçaları (Şekil 12) sayılabilir. Tamamı yangın nedeniyle renk değiştirmiş, ince çizik bezekli taç yaprağı ve kare biçimlerinde kakma parçaları.

Özel Keramik Parçaları ve Buluntular
AÅŸağıdaki örneklerde olduÄŸu gibi ikincil kontekstlerde bulunmuÅŸ bile olsalar, farklı niteliklere sahip parçalar kültürel iliÅŸkiler açısından deÄŸerli ipuçları içermektedir. Kabartma bezekli siyah cilalı bir kaç sürahinin) yalnızca kırık parçaları ele geçmiÅŸtir. Bu egzotik keramiklerin küçük parçalarına Gordion, BoÄŸazköy ve Kaman Kalehöyük’te de rastlanmasına raÄŸmen esas kaynakları halen belirsiz-liÄŸini korumaktadır.

Diğer belirleyici buluntular arasında iyi bilinen tiplere ait çift halka başlı ve çift dilli bronz iki iğne parçası ile bir bronz fibula ve delikli taş bir koşum parçası yer almaktadır.

Şekiller, İşaretler veya Harfler
Bu büyük ÅŸehrin ve egemenliÄŸine verilen bölgenin kuruluÅŸu ve yönetimi yazılı haberleÅŸme ve kayıtları gerekli kılmış olmalıdır. Kerkenes’de yazılı dile iliÅŸkin elde edilen ilk bulgular, tamamı ya da…

çoÄŸunun harf olduÄŸu düşünülen 10 adet iÅŸaretten ibarettir (Şekil 16 ve 17); bunlar ‘Saray Yapı Grubu’ndan ele geçen keramik kapların yüzeyine çizilmiÅŸ olarak bulunmuÅŸtur. Ä°ÅŸaretler genellikle tekildir, fakat bir tanesi iki ÅŸekilden oluÅŸmaktadır. Bunların, kaplar piÅŸirildikten sonra çizildiÄŸi anlaşılmaktadır. Ä°ÅŸaretlerden bir kaçına sürahilerin sırt kısmının üst tarafında rastlanmış olup, bunlar kulbun arkasında kalan bölgeye ya da kulbun biraz sağına yerleÅŸtirilmiÅŸlerdir. Bu dikkatli yer seçimi, grafiti ihtimaline terstir ve bilinçli bir kayıt tutma çabasını örneklemeleri mümkündür. Bir huni ve bir tabanda rastlanan iÅŸaretler, bunların kapların kapasite ya da içerikleri ile ilgili olmadığını düşündürmektedir. Amaçları bilinmeyen bu iÅŸaretlerin, üretici ya da iyelik gösterip göstermediÄŸi ya da kapların kullanımı ile ilgili idari bir gösterge olup olmadığı bilinmemektedir.

Ä°ÅŸlevleri ne olursa olsun bu iÅŸaretler, yazılı ya da yazısız bir kayıt tutma düzeni olduÄŸunu göstermektedir. Ayrıca, bu özel sistemde kullanılan dilin yerel (yani Anadolu’ya özgü) olması mümkündür. Bu durum kabul edilecek olursa, bu bir kaç iÅŸaretin Kapadokya dilinin Frigya’nınkine benzer bir alfabetik düzende yazılışına dair ilk bulgular olabileceÄŸi düşünülebilir.

ker5.jpg‘Kapadokya Kapısı’
‘Kapadokya Kapısı’nın yeni mimari rekonstrüksiyonları ile grafik simulasyonları, bu etkileyici anıtın özgün görünümü ile ilgili gerçekçi görüntüler elde edilmesini saÄŸlamaktadır (Şekil 18). Aynı zamanda bu görüntüler, ancak önümüzdeki üç yıl içinde kapı geçidi ile buna baÄŸlanan iç odanın tamamen temizlenmesi ile cevaplandırılabilecek bir takım mimari sorunları ortaya çıkarmaktadır. En önemli bilinmezler arasında, büyük ihtimalle taÅŸ olan özgün yol kaplaması ile kapı geçidinin drenajının nasıl saÄŸlandığı sayılabilir. Özellikle Şekil 18′de gösterildiÄŸinden daha dar olduÄŸu takdirde kapı geçidinin dış tarafında, geçidin iki tarafına eklenen kuleler arasında geçiÅŸ saÄŸlayacak biçimde bir üstyapı bulunduÄŸu düşünülebilir; böyle bir düzenlemenin, kapının savunulması açısından da uygun olacağı açıktır.

Fakat kapı geçidi üzerindeki yolun bir tonozla mı yoksa uzun, yatay ahşap kirişler üzerinde mi taşındığı bilinmemektedir. Kulelerin ön tarafında yer aldığı düşünülen kumtaşı dendanların geçidin üzerinde de devam ettirilmiş olması mümkündür. Asur ve Urartu Demir Çağı şehir kapılarının tanımlarından, geçit dendanlarının kulelerinkiler kadar yüksek olmayıp, surlarla aynı hizada bulunmasının tercih edildiği anlaşılmaktadır. Rekonstrüksiyonda, yükün çıkma parapetler üzerinde taşınamayacak kadar fazla olması nedeniyle kumtaşı dendanlar duvarla hemyüz olarak gösterilmiştir. Kumtaşı blokların birçoğu, ki kullanımları geçidin kuleleriyle sınırlıdır, en az bir yüzlerini kısmen pembeleştirecek düzeyde yüksek ısıya maruz kalmışlardır. Bu durum, yapısal ahşap elemanların kullanılmış olduğuna işaret etmektedir. Önümüzdeki yıllarda yapılacak temizlik çalışmalarıyla, geçişi kontrol etmekte kullanılan çift kanatlı kapıların yerlerinin belirlenmesi de mümkün olabilir.

Eğimli taş kaplı yüzeylerin (glacis) doğu bölümünün ön kısmından elde edilen yangın kalıntıları, kulelerin üzerinde ahşap korunaklar bulunduğu biçiminde yorumlanabilir. Genellikle sert seyreden iklim koşullarına karşı bir takım korunaklar yapılmış olması şaşırtıcı değildir.

Kapı ve çevresinde yapılacak temizlik ve kazı çalışmaları öncesinde, hem koruma sorunlarını hem de ziyaretçilerin güvenliğinin sağlanmasını ele alan detaylı bir konservasyon ve sınırlı rekonstrüksiyon önerisi hazırlanmaktadır

GELECEK
Mevcut AraÅŸtırma Evinin hemen yanında inÅŸa edilen yeni buluntu deposu ve laboratuar binasının tamamlanması, Kerkenes Projesi’ni T. C. Kültür Bakanlığı’na kazı izni için rahatça baÅŸvuracak duruma getirmiÅŸtir. ‘Kapadokya Kapısı’ ve ‘Saray Yapı Grubu’nun doÄŸu ucundaki eÄŸimli taÅŸ kaplı yüzeyde (glacis) bir koruma ve sunum programı ile birlikte yürütülecek temizlik ve kazı çalışmaları, böylece 10 haftada tamamlanacağı öngörülen jeomanyetik yüzey araÅŸtırmasının sonuçlandırılması ile çakışacaktır. DiÄŸer yandan, ilkbaharda toprağın yeterince nemli olduÄŸu dönemde, direnç yüzey araÅŸtırması yöntemini denemeye devam etmek ve eÄŸim ve zemin yapısının uygun olduÄŸu yerlerde manyetik indüksiyon ile daha geniÅŸ alanlarda çalışmak istiyoruz.

ker4.jpgPROJE İLE İLGİLİ YENİ YAYINLAR VE BUNLARIN ULAŞILABİLİRLİĞİ
Kerkenes web sitesinin içeriÄŸi ve kapsamı sürekli geniÅŸletilmektedir. Bu siteye Türkçe ve Ä°ngilizce yıllık raporlar ile birlikte, ulaşılması zor bir kaynak olan Erich Schmidt’in 1928 yılı deneme kazıları üzerine hazırladığı ve AJSL’de 1929 yılında yayınlanan raporu da Chicago Ãœniversitesi’nin özel izniyle eklenmiÅŸtir. Anatolian Studies 50 (2000), 54-73′de Kerkenes’deki yerleÅŸim dönemi konusunda ve Anatolica Antiqua IX (2001), 39-60′de de Kale ve diÄŸer Bizans dönemi kalıntıları ile ilgili makaleler yer almaktadır. Kerkenes web sitesinde tüm yayınların kapsamlı bir listesi bulunabilir. Ä°lk Kerkenes Monografisi ile ilgili hazırlıklar ise tamamlanma aÅŸamasına gelmiÅŸtir.

Kerkenes’in önemi genel akademik literatürde yerinin geniÅŸlemesinden de anlaşılabilir. Bunun örnekleri arasında John Boardman’ın Persia and the West (London 2000) adlı eseri ile Neuer Pauly cilt VI ve büyük Barrington Atlas of the Greek and Roman World adlı eserlerde (Princeton 2000) yer alan giriÅŸler sayılabilir.

 

Yoruma Kapalidir.

Son Yorumlar

Arsivdekiler

''Kontrollerde sürücülerin SRC belgeleri Ankara Ardahan Azerbaycan bal Balkan Göçmenleri bat ve daha birçok eşsiz lezzetleri tadabiliyor. Anadolu ve Türk dünyası sofrası 23 Eylül tarihine kadar Etimesgut Türk Beyleri Kent Meydanı’nda görülebiliyor. Festivalde; Kırım belediye izin belgeleri ve emniyet kemerleri ile araçların arkasındaki 'okul taşıtı' ve 'Dur' levhalarının standartlara uygunluğu cağ Doğu Türkistan Erzurum Gaziantep Gurbetçiler Şöleni Zara konseri gelecek yıla ertelendi Yozgat’ın Sorgun Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Gurbetçiler Şöleni bu yıl 3. kez ertelendi. Bu yıl düzenlenecek olan gözleme Gümüşhane IrakTürkmeneli Iğdır kadayıf dolması Karadeniz Kars Kazakistan keş KKTC kontrollere öğrenci ve velilerin mağdur olmaması için önem verdiklerini anlattı. 9. Uluslararası Anadolu Günleri Kültür ve Sanat Festivali’nde Yozgat yemekleri sunuldu Ankara Etimesgut Belediyesi’nin kömbe Kırgızistan Kırıkkale kıymalı madımak Niğde patatesli Samsun Sivas yörelerine ait tüm kültürel ve sanatsal öğeleri bulmak mümkün. Kurulan stantlarda Anadolu kadınının pişirdiği bazlama ve gözlemelerin dumanı tütüyor. Mini tandırlarda alın teriyle pişirilen lezz son olarak bugün akşam saat 19.00’da mehter gösterisiyle başlayacaktı. Ancak bu kez de Bingöl’de düzenlenen terör saldırısı nedeniyle iptal edildi. Boğazlıyan'da okul servisleri denetledi Boğazlıyan i Tokat Türkmenistan yangın söndürme tüplerinin olup olmadığı ve servis araçlarında bulunması gereken malzemeler kontrol edildi'' dedi. Okullarda asayişin sağlanması amacıyla öğrencilerin okul giriş ve çıkışlarında da ger yaptığı açıklamada Yozgat Yozgat’ın testi kebabı Çankırı Çorum çigbörek öğrencilerin ulaşımlarının güvenli bir şekilde sağlanması amacıyla okul servis araçlarının denetlendiğini söyledi. Tepe ıspanaklı çeşit çeşit gözlemeler vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Tokat’ın geleneksel batı ve cevizli sucuğu