Bizler bayramları dolu dolu ve coşkulu yaşardık!

Ekleyen admin on Ağu 28th, 2018 kategori : Prof. Dr. Hamdi Temel. Bu kayit icin herhangi bir yanit takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yorumlar kapalidir.

Spread the love

Çocukluğumuzu hatırlıyorum da iki bayramı da iple çekerdik. Çünkü sadece o bayramlarda bizlere yeni giysiler alınırdı ve sabaha kadar o aldığımız giysileri başucumuza kor ve öyle uyurduk. O yeni elbiselerimizi giymek için sabahın gelmesini dört gözle bekler hatta çoğu zaman heyecanımızdan uyuyamazdık. Bazen uyanıp göz ucumuzlayeni alınan şeylere hayran hayran bakardık.

Bizler yoklukta bile sevinmesini bilirdik…

Ayakkabılarımızı ise iki bayramda da alma şansımız yoktu. Bir bayramda alır ve en az bir sene ayakkabılarımızı giyerdik. Hatta biraz da büyük alırdık ki ileriki aylarda ayaklarımızın büyüme ihtimaline karşıayakkabılarımız rahat olsun.

Bol bedenli giysilerimiz ve büyük numaralı ayakkabılarımız ile de çok mutlu idik biz…

Büyük bedenli elbise almaktan çok zor vazgeçmiştim ileriki hayatım da da. Hatırladıkça hala gülerim, sanki belli bir yaştan sonra büyüyecektim de…

O zamanlar koca koca siniler ile annelerimiz baklavalaryaparlardı, bizlerde o baklavaları başımızda taşıyarak fırınlara götürürdük. Kuyrukta saatlerce beklerdik. Mahalledeki tüm arkadaşlarda aynısını yaptığı için koyu sohbetler, oyunlar ile zamanımızı doldurur tekrarpişen baklava sinilerini evlerimize götürürdük.

Zor olsa da früktoz şuruplu baklavalar yerine evde yapılan baklavaları yerdik, “bu işlenmiş baklavaları yemeyin, içinde früktoz şurubu var” diyekimse tarafından uyarılmazdık. Şeker pancarından yapılanbol şeker şuruplubaklavalar itina ile yenirdi.

Para veren akrabalarımızı ilk ziyaret sırasına koyardık, bayram harçlıklarımız da çok bereketli idihani. Bir yıl boyunca bizlere yeterdi.

Dedelerimiz ve ninelerimizin ellerini öpmek, onlara sımsıkı sarılmak, bizleri çok heyecanlandırırdı. Onlar baba ve anne kokarlardı.Onlarda rahmet ve şefkat görürdük.

Keşke şimdi onları tekrar görebilseydim, ellerini öpebilseydim ve dizlerine yatsa idim. Neler vermezdim ki?

Farklı illerden yatılı misafirlerimiz, akrabalarımız gelirdi. Sabahlara kadar bahçede sohbetler edilir, eskiler yad edilir, kahkahalar sokaklara taşardı.

Karşı komşumuz bizlerin gülüşüne öyle imrenirmiş ki bir seferinde kardeşime “siz gülünce ve seslerinizi duyunca bizde ne olduğunu bilmeden de olsa gülerdik” demişlerdi. Hiç unutmuyorum…

Bizler harbiden gülerdik, biz güldükçe güller açılır, hayatımızdan lezzet alırdık…

Bizler fedakâr insanlardık, gelen misafirlerimize ikramda sınır tanımaz, hatta giderken de otobüs biletlerini almaya kalkışırdık.

Kurbanımızı, kasabımız ile birlikte kendimiz keserdik, parçala ayırır ve üç hisseye bölerdik. Her evden kurban eti kokusu yayılırdı.

Kendi evimizde et pişmeden fakirlerin payları çoktan gönderilirdi. Önce onların mutfağından kokular yayılırdı çünkü.

Bizim çocukluğumuz işte böyle idi ve böyle yetiştik.

Bayramlarımızı dolu dolu ve coşkulu yaşardık.

Ya şimdi!

Evlerimiz bayramlarda bile bom boş, misafirliği unutmaya başlamışız, insanlar yazlıklarına ya da tatil beldelerine gitmişler. Sosyal medya hesaplarından tatil beldesinde sahil kenarında resimlerini çekip bayramlarımızı mesajlar ile kutluyorlar…

Yazık!

Bırakın büyüklerin bayramlarını ziyaret edip ellerini öpmeyi, sadece mesajlar ile kuru kuru kutlanmaya başlanmış, telefon açma zahmetine bile katlanamıyor olmuşuz…

Hadi bu bayram da zincirlerimizi kıralım, ilk kapı komşumuzdan bayram ziyaretine başlayalım, eski adetlerimizi canlandıralım. Mesajlar ile değil uzaktaki eş ve dostlarımızın seslerini bu bayram da duyalım. Telefon rehberimizi kurcalayıp tüm tanıdıklarımızı sesli arayalım…

Çocuklarımıza iyi bir örnek olmaz isek, bizden sonraki neslin nasıl bir bayram kutlayacağını düşünmek bile istemiyorum…

www.hamditemel.com.tr

 

Yoruma Kapalidir.

Son Yorumlar

Arsivdekiler

''Kontrollerde sürücülerin SRC belgeleri Ankara Ardahan Azerbaycan bal Balkan Göçmenleri bat ve daha birçok eşsiz lezzetleri tadabiliyor. Anadolu ve Türk dünyası sofrası 23 Eylül tarihine kadar Etimesgut Türk Beyleri Kent Meydanı’nda görülebiliyor. Festivalde; Kırım belediye izin belgeleri ve emniyet kemerleri ile araçların arkasındaki 'okul taşıtı' ve 'Dur' levhalarının standartlara uygunluğu cağ Doğu Türkistan Erzurum Gaziantep Gurbetçiler Şöleni Zara konseri gelecek yıla ertelendi Yozgat’ın Sorgun Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Gurbetçiler Şöleni bu yıl 3. kez ertelendi. Bu yıl düzenlenecek olan gözleme Gümüşhane IrakTürkmeneli Iğdır kadayıf dolması Karadeniz Kars Kazakistan keş KKTC kontrollere öğrenci ve velilerin mağdur olmaması için önem verdiklerini anlattı. 9. Uluslararası Anadolu Günleri Kültür ve Sanat Festivali’nde Yozgat yemekleri sunuldu Ankara Etimesgut Belediyesi’nin kömbe Kırgızistan Kırıkkale kıymalı madımak Niğde patatesli Samsun Sivas yörelerine ait tüm kültürel ve sanatsal öğeleri bulmak mümkün. Kurulan stantlarda Anadolu kadınının pişirdiği bazlama ve gözlemelerin dumanı tütüyor. Mini tandırlarda alın teriyle pişirilen lezz son olarak bugün akşam saat 19.00’da mehter gösterisiyle başlayacaktı. Ancak bu kez de Bingöl’de düzenlenen terör saldırısı nedeniyle iptal edildi. Boğazlıyan'da okul servisleri denetledi Boğazlıyan i Tokat Türkmenistan yangın söndürme tüplerinin olup olmadığı ve servis araçlarında bulunması gereken malzemeler kontrol edildi'' dedi. Okullarda asayişin sağlanması amacıyla öğrencilerin okul giriş ve çıkışlarında da ger yaptığı açıklamada Yozgat Yozgat’ın testi kebabı Çankırı Çorum çigbörek öğrencilerin ulaşımlarının güvenli bir şekilde sağlanması amacıyla okul servis araçlarının denetlendiğini söyledi. Tepe ıspanaklı çeşit çeşit gözlemeler vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Tokat’ın geleneksel batı ve cevizli sucuğu