ATATÜRK VE ANNESİ ZÜBEYDE HANIM

Ekleyen admin on May 16th, 2017 kategori : Yahya Aksoy. Bu kayit icin herhangi bir yanit takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu girise bir yanit veya trackback birakabilirsin

Atatürk Selanik’te 1881 yılında Müslüman, Türkçe konuşan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.  Babası devlet memuru Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde hanımdı. O dönemde Müslümanlar soyadı kullanmıyorlardı. Resmi kimlik, nüfus kütüğündeki kayıtlara göre idi. Bu kayıtlar her bireyin adını,ana-baba adını,dinini,doğum yerini ve yılını gösteriyordu.Atatürk’ün annesi, babası ve bütün akrabaları ana dil olarak Türkçe konuşmaktaydılar.

Resmi nüfus kayıtlarına göre Atatürk, Rumi takvimin 1296 yılında doğmuştu ve bu yıl 13 Mart 1880/12 Mart 1881 arasında yer almaktaydı. Annesi,  “Mustafa’yı “kırk gün soğukları devam ederken”  ilk baharda belki de mayıs ayında dünyaya getirdiğini söylemekteydi. Mustafa Kemal, Emperyalist İtilaf devletlerine karşı kurtuluş mücadelesini başlatmak için 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a ayak bastığı günü haklı olarak doğum tarihi günü kabul etmiştir.

Göbek bağı kesilirken bebeklere,  Hz. Muhammed’e verilen unvanlar ya da dinsel bağlantıları olan diğer isimlerin verilmesi geleneği gereği “Seçilmiş Kişi” anlamına gelen Mustafa ismi verilmişti.

Geniş araştırmalar sonucunda yazdığı ” ATATÜRK Bir Milletin Yeniden Doğuşu” eserinde Lord Kınros şöyle demekte: “Türklerin Makedonya’yı almalarından sonra Anadolu’nun göbeğinden gelen köylülerin yerleştirildikleri yerdi. Bu yüzden Zübeyde Hanım, damarlarında ilk göçebe Türk kabilelerinin torunları olan ve hâlâ Toros dağlarında özgür yaşamlarını sürdüren sarışın Yörüklerin kanını taşıdığını düşünmekten hoşlanırdı. Mustafa da annesine çekmişti; saçları onun gibi sarı,gözleri onun gibi maviydi.Annesinin, üzerindeki etkisi büyük oldu. Bir halk kadını olan ve bundan başka türlü görünmek de istemeyen Zübeyde Hanım güçlü bir iradeye ve sağlam bir köylü güzelliğine sahipti. Doğuştan akıllı bir kadındı…”

Zübeyde Hanım, Rumeli’de “Konyarlar” diye anılan Türkmen bir aile olan Sofuzade Feyzullah Efendi ile Ayşe hanımın çocuğu olarak 1857′de  dünyaya gelmiştir. Ailesi 1466′larda Karaman’dan gelerek  Edessa Sancağına bağlı Sarıgöl’e yerleşmiş ve daha sonra Selanik yakınlarında Langaza göçmüştür. İlkokul öğretmeninin oğlu Ali Rıza Efendi  ile !870/71 yılında evlenmiş olan Zübeyde Hanım, eşinin vefatından sonra çocuklarını büyük bir fedakârlıkla yetiştirmiş örnek bir Türk kadınıdır. Oğlunun başarılarını gördükten sonra 14 Ocak 1923 tarihinde İzmir’de hayata gözlerini kapamıştır.

27 Ocak 1923′de annesinin mezarı başında şunları söylemiştir:

“Zavallı annem, bir zamanlar kurtuluşu bütün bir ulus için ülkü olmuş İzmir’in kutsal topraklarına vücudunu emanet etmiş bulunuyor. Ölüm, yaratılışın en doğal bir yasasıdır. Böyledir ama yine de üzüntü verici belirtileri vardır. Burada yatan annem, zulmün, zorbalığın, bütün ulusu uçuruma götüren kural dışı yolsuz bir yönetimin kurbanlarından biridir. Bunu açıklamış olmak için , izin verirseniz, acılı yaşamının belirgin birkaç evresini aydınlatayım.

Abdülhamit günlerinde idi.1905 yılında okuldan kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım. Hayata ilk adım atıyordum. Ama bu ilk adım hayata değil zindana rastladı. Gerçekten de beni bir gün aldılar ve yolsuz yönetimin zindanlarına koydular. Orada aylarca kaldım. Annem bunu ancak ben zindandan çıktıktan sonra duydu. Ve hemen beni görmek için koşup İstanbul’a geldi. Ama orada kendisi ile ancak üç beş gün konuşabildim. Çükü  yeniden o kötü yönetimin jurnalcileri,casusları ve cellâtları oturduğumuz yeri sarmış, beni yine alıp götürmüşlerdi.Anam ağlayarak arkamdan geliyordu. Beni sürgüne götürecek olan vapura bindirirlerken o kadar çok istediği halde benimle görüşmesi yasaklandı da gözyaşları içinde Sirkeci rıhtımında tek başına kalakaldı. Sürgündeki korkutucu günlerimi o, gönül kaygıları ve gözyaşları ile geçirdi. Sonra; Mütareke yıllarında ben Anadolu’ya geçince de annemi yine kaygılı ve kuşkulu olarak İstanbul’da bırakmak zorunda kaldım. Yanımda kendisinin bana arkadaş diye verdiği bir adam vardı.

Onu Erzurum’dan İstanbul’a gönderdiğim zaman annem, tek başına geldiğini duyunca, benim için Padişahın ” asılsın” fermanının yerine getirildiğini sanıp inmeli oldu. Ondan sonrası savaş ve uğraş yılları onun günlerini hep kaygıya, derde ve üzüntüye boğan nedenlerle dolu geçti… Son bir iki yıl içinde onu İstanbul’dan kurtarıp yanıma getirebilmiştim. Ona kavuştuğum zaman o artık yalnız duygularıyla yaşıyordu.

Annemi yitirmekten çok üzgünüm. Ama benim bu acımı gideren bir avuntum var; Anayurdu yoksulluğa, yokluğa sürükleyen yönetimin, artık bir daha geri gelmeyecek gibi yokluğun mezarına götürülmüş olduğunu görerek ölmüş olmasıdır. Annem şimdi bu toprağın altında; ama bu toprağın üstünde Anayurt bütünlüğü ve ulus egemenliği dünyanın sonuna kadar sürecek; beni  avutan en etkili güç işte budur.Evet,ulusal egemenlik dünyanın sonuna kadar sürüp gidecektir.Annemin ve bütün atalarımın ruhunu tanık tutarak vicdanımdan kopan andı bir daha söyleyeyim:

Annemim mezarı önünde ve Tanrının yüce katında söz verip and içiyorum ki ulusumun bu kadar kan dökerek elde ettiği  egemenliğin korunması ve savunulması için gerekirse annemin yanına gitmekten çekinmeyeceğim. Ulus egemenliği uğrunda canımı vermek, benim için  vicdan borcu olsun, namus borcu olsun.”

“Mustafa Kemal,sonraki adıyla Kemal Atatürk, yirminci yüzyılın  ilk  yarısını olağanüstü kişiliğiyle etkilemiş  büyük bir asker ve devlet adamıydı.” Lord Kınross

“Şuna inanmak lâzımdır ki ,dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”

Mustafa Kemal-1923

 

Yorum Yaz

*

Son Yorumlar

Arsivdekiler

''Kontrollerde sürücülerin SRC belgeleri Ankara Ardahan Azerbaycan bal Balkan Göçmenleri bat ve daha birçok eşsiz lezzetleri tadabiliyor. Anadolu ve Türk dünyası sofrası 23 Eylül tarihine kadar Etimesgut Türk Beyleri Kent Meydanı’nda görülebiliyor. Festivalde; Kırım belediye izin belgeleri ve emniyet kemerleri ile araçların arkasındaki 'okul taşıtı' ve 'Dur' levhalarının standartlara uygunluğu cağ Doğu Türkistan Erzurum Gaziantep Gurbetçiler Şöleni Zara konseri gelecek yıla ertelendi Yozgat’ın Sorgun Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Gurbetçiler Şöleni bu yıl 3. kez ertelendi. Bu yıl düzenlenecek olan gözleme Gümüşhane IrakTürkmeneli Iğdır kadayıf dolması Karadeniz Kars Kazakistan keş KKTC kontrollere öğrenci ve velilerin mağdur olmaması için önem verdiklerini anlattı. 9. Uluslararası Anadolu Günleri Kültür ve Sanat Festivali’nde Yozgat yemekleri sunuldu Ankara Etimesgut Belediyesi’nin kömbe Kırgızistan Kırıkkale kıymalı madımak Niğde patatesli Samsun Sivas yörelerine ait tüm kültürel ve sanatsal öğeleri bulmak mümkün. Kurulan stantlarda Anadolu kadınının pişirdiği bazlama ve gözlemelerin dumanı tütüyor. Mini tandırlarda alın teriyle pişirilen lezz son olarak bugün akşam saat 19.00’da mehter gösterisiyle başlayacaktı. Ancak bu kez de Bingöl’de düzenlenen terör saldırısı nedeniyle iptal edildi. Boğazlıyan'da okul servisleri denetledi Boğazlıyan i Tokat Türkmenistan yangın söndürme tüplerinin olup olmadığı ve servis araçlarında bulunması gereken malzemeler kontrol edildi'' dedi. Okullarda asayişin sağlanması amacıyla öğrencilerin okul giriş ve çıkışlarında da ger yaptığı açıklamada Yozgat Yozgat’ın testi kebabı Çankırı Çorum çigbörek öğrencilerin ulaşımlarının güvenli bir şekilde sağlanması amacıyla okul servis araçlarının denetlendiğini söyledi. Tepe ıspanaklı çeşit çeşit gözlemeler vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Tokat’ın geleneksel batı ve cevizli sucuğu