Hatalar zinciri ve ortak akıl

Ekleyen admin on Ara 15th, 2016 kategori : Ercan Deva. Bu kayit icin herhangi bir yanit takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yorumlar kapalidir.

Toplumda derin acılar ve izler bırakacak hain terör saldırısını 10 Aralık gecesi yaşadık. Bir gün sonra İstanbul’daki kahpe ve hain terörün bıraktığı şehitler ve yaralılar olayın boyutlarının çok büyük olduğunu gözler önüne serdi.

Milli yas ilan edilen  bu önemli olayla ilgili sıcağı sıcağına eleştiri yapmayı içime sindiremedim. Acıların bir nebze olsun dinmesi gerekliydi. Ateş düştüğü yeri yakmıştı. Bir çok çocuk, anne, baba, kardeş  terör yüzünden yakınlarını yitirmişti. Acılar yaşanırken toplumsal öfke tırmanıyordu.  Öyle ki, siyasetçiler intikam sözcüğünü kullanır olmuşlardı.

Peki, bu yaşanılacak bir kader miydi?

Dillere adeta sakız olan tanımla işin fıtratında bu var mıydı?

Bunlar tam anlamıyla lafı güzaftır!  Yani, boş laftır!

Savaşla ilgili çok sevdiğim bir askeri tanımlama vardır; Başlangıçta yığınakta yapılan hatalar savaş boyunca devam edermiş. Bu tanım siyasetçiler için de geçerli.

Peki, ne gibi hatalar yapıldı?

Hatırlayalım…

Ülkeyi yönetenler, en büyük yanlışı silahlı terör örgütü ile masaya oturarak yaptılar. Terör örgütü silahları bırakmaya hiç yanaşmadı. Sözün kısası ” Açılım” adı altında geçen bu süreçte hem silahlandı, hem de ileride yaşanabilecek çatışmalara karşı şehirlerde yığınak yaptı.

Yönetenlerin bu gerçeği görmemeleri için kör olmaları gerekiyordu. Ama, görmediler ya da görmek istemediler!

Sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri PKK terör örgütünün üzerine kararlılıkla gitmeye başladı ve çok sayıda terörist öldürüldü. Şehit haberlerinin ardı arkası kesilmedi. Bu operasyonlar çok uzun süre devam etti. Önemli mesafe alındı, ama terör son bulmadı.

Ülkeyi yönetenler, tüm haklı ve yerinde uyarılara rağmen Suriye konusunda da stratejik bir hata yaptılar. Bataklık diye tanımlanan olaya sonuna kadar bulaştılar. Bunun Türkiye’ye yönelik yansımaları kaçınılmazdı ve bu kez çeşitlenen terör örgütleri ülkemizin önemli kentlerinde kanlı terör eylemlerini artırdılar. Terörün birçok kentte yapılanmalarının önü alınamadı.

Terör olaylarının ardı arkası kesilmezken ve çok sayıda şehit verilirken ülkeyi yönetenler siyasi sorumluluk almak ve onun gereğini yerine getirmek bir yana terörün hedefine muhalefet partisini oturtmak için yoğun çaba harcadılar. Sözüm ona gazetecilik ya da köşe yazarlığı kisvesi altında , görevli bir takım tipler(Aslında bir başka sözcük var ama, terbiyem onu yazmamı frenliyor.)  gerçekleri çarpıtarak kamuoyu oluşturmak için kalem oynattılar. Bunlara görsel medyadaki şakşakçılar da katılınca toplumun doğru bilgileri alması engellendi. Kamuoyu tek yanlı bir bilgi akışı ile biçimlendirildi.

Şimdi, bugüne gelelim.

İstanbul’da yaşanan ve toplumda onarılması çok zor derin yaralara ve acılara neden olan terör olayı artık ülkeyi yönetenlerin soruna kalıcı çözüm bulamadıklarını ve hamasi konuşmalarla günü kurtarma çabası içine girdiklerini gözler önüne seriyor.

Hiç kuşku yok ki, en yüce değer insandır. İnsanlar, insana yaraşır biçimde yaşamalıdır. İnsanların can ve mal güvenliği Anayasa ile teminat altına alınmıştır. Ancak, insanların tesadüfen yaşadıkları bir ülke haline geldik. Böyle bir ortamda asla medeni, çağdaş bir ülke olamayız. Ölüm tabii ki, kaçınılmaz bir sondur. Ancak, ortak akılda buluşarak insanların güvenli, daha iyi ve sağlıklı yaşamalarının yollarını bulmak zorundayız. Gelin bu konuda toplumsal bir uzlaşıya varalım.

Ve siyasetçilere zorunlu bir hatırlatma…

Sizler, yani siyasetçiler, hala kendi kişisel ikbalinizi teminat altına almak için demokratik, laik, parlamenter sistemi kökten değiştirmek çabası içine giriyorsunuz.  İsimler yazmak gerekmiyor, yarası olan gocunsun!  Ama, ülkemizi padişahlık, sultanlık arayışlarına götürme, sonu belli olmayan maceralara sürükleme çabaları, bize göre beyhudedir.

Ve gerçekleri çarpıtarak sunmak isteyen mihraklar ne yaparlarsa yapsınlar Türk Milleti, oynanmakta olan oyunun sonuçlarını mutlaka görecektir. Demokrasiye, onun faziletlerine inanan bir insan olarak bundan kuşku duymuyorum. Aksini düşünmek bile istemiyorum. Nokta!

 

Yoruma Kapalidir.

Son Yorumlar

Arsivdekiler

''Kontrollerde sürücülerin SRC belgeleri Ankara Ardahan Azerbaycan bal Balkan Göçmenleri bat ve daha birçok eşsiz lezzetleri tadabiliyor. Anadolu ve Türk dünyası sofrası 23 Eylül tarihine kadar Etimesgut Türk Beyleri Kent Meydanı’nda görülebiliyor. Festivalde; Kırım belediye izin belgeleri ve emniyet kemerleri ile araçların arkasındaki 'okul taşıtı' ve 'Dur' levhalarının standartlara uygunluğu cağ Doğu Türkistan Erzurum Gaziantep Gurbetçiler Şöleni Zara konseri gelecek yıla ertelendi Yozgat’ın Sorgun Belediyesi tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Gurbetçiler Şöleni bu yıl 3. kez ertelendi. Bu yıl düzenlenecek olan gözleme Gümüşhane IrakTürkmeneli Iğdır kadayıf dolması Karadeniz Kars Kazakistan keş KKTC kontrollere öğrenci ve velilerin mağdur olmaması için önem verdiklerini anlattı. 9. Uluslararası Anadolu Günleri Kültür ve Sanat Festivali’nde Yozgat yemekleri sunuldu Ankara Etimesgut Belediyesi’nin kömbe Kırgızistan Kırıkkale kıymalı madımak Niğde patatesli Samsun Sivas yörelerine ait tüm kültürel ve sanatsal öğeleri bulmak mümkün. Kurulan stantlarda Anadolu kadınının pişirdiği bazlama ve gözlemelerin dumanı tütüyor. Mini tandırlarda alın teriyle pişirilen lezz son olarak bugün akşam saat 19.00’da mehter gösterisiyle başlayacaktı. Ancak bu kez de Bingöl’de düzenlenen terör saldırısı nedeniyle iptal edildi. Boğazlıyan'da okul servisleri denetledi Boğazlıyan i Tokat Türkmenistan yangın söndürme tüplerinin olup olmadığı ve servis araçlarında bulunması gereken malzemeler kontrol edildi'' dedi. Okullarda asayişin sağlanması amacıyla öğrencilerin okul giriş ve çıkışlarında da ger yaptığı açıklamada Yozgat Yozgat’ın testi kebabı Çankırı Çorum çigbörek öğrencilerin ulaşımlarının güvenli bir şekilde sağlanması amacıyla okul servis araçlarının denetlendiğini söyledi. Tepe ıspanaklı çeşit çeşit gözlemeler vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. Tokat’ın geleneksel batı ve cevizli sucuğu